KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5435 E., 2023/4843 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/5435
- Karar No
- 2023/4843
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, … İlçesi … Camii'nde İmam-Hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2021/249, K:2021/714 sayılı bozma kararına uyularak; davacı hakkında daha önce camide toplanan yardım paralarıyla ilgili usulsüzlük yaptığı iddiasıyla başlatılan soruşturmalar sonucunda çeşitli disiplin cezaları verildiği ve bu cezaların kanun yollarından geçerek kesinleştiği, tespit edilen tüm fiil ve eylemlerin davacının mesleğinin niteliği de gözönüne alındığında, İslam töresi ile bağdaşmadığı gibi söz konusu eylemlerin alenilik kazandığı sonucuna varıldığından, atamaya esas alınan ortak nitelik şartını görevi sırasında kaybeden davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin bir disiplin cezası niteliğinde olduğu, disiplin cezalarının kanuniliği ilkesi gereği yönetmelik hükmü esas alınarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/5435, K. 2023/4843, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama