KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6018 E., 2024/874 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/6018
- Karar No
- 2024/874
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, Kulu Belediye Başkanlığında 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında, sözleşmeli veteriner hekim olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin feshine ilişkin Kulu Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
09/05/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyaya sunulan belgeler içerisinde yer alan 19/10/2020 tarihli yazıda, "başı boş köpeklerin toplanması, muhafaza ve sevk edilmesi, işçilerin düzenli bir şekilde çalışmasının sağlanması" görevinin işçi H.K'ya verildiğinin görüldüğü, H.K. isimli işçinin, sonradan CİMER başvurusunda belirttiği hususlar dikkate alındığında, 16/09/2021 tarihinde Kulu Belediyesi Geçici Hayvan Bakım Evindeki (tahminen) yüzden fazla köpeğin, Ankara ili Gölbaşı ilçesi yakınlarına bırakılması olayının davacının talimatı ile gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tartışmalı olduğu,
sözkonusu eylemin davacının talimatı ile gerçekleştirildiği hususunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısı ile davacının sözleşmesinin feshinin haklı bir sebebe dayanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük haklarının iadesi ile birlikte yoksun kaldığı parasal haklarının her aya ilişkin tahakkuk (maaş ödeme) tarihlerinden itibaren başlayarak fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
5393 sayılı Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri gereğince takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, " ... davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her aya ilişkin tahakkuk (maaş ödeme) tarihlerinden itibaren başlayarak fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın "...davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (22/10/2021) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/6018, K. 2024/874, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama