KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1846 E., 2023/2335 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/1846
- Karar No
- 2023/2335
- Temyiz isteminde bulunan (taraflar)
- —
- 1- (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı olarak görev yapmakta iken 15/02/2015 tarihinde emekliye ayrılan davacının, emekli olmadan önce, Devlet Senfoni Orkestrasında geçen çalışmalarından dolayı fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yaptığı 23/12/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı tüm parasal haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince. Danıştay Onikinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E.2018/5879, K.20216199 sayılı bozma kararına uyularak.
Devlet Senfoni Orkestrası sanatçıları, 6490 sayılı Kanun'un 21. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un Ek Geçici 14. maddesi uyarınca 5434 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen fiili hizmet süresi zammından yararlanmakta iken, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde, Devlet Tiyatrosu sanatkarlığı fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacak görevler arasında sayılmadığından,
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı olan davacının göreve başladığı tarihten itibaren ancak 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihine kadar olan fiili hizmet süresi zammından yararlanabileceği, davacının 01/10/2018 tarihinden sonraki fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması mümkün olmadığından, dava konusu işlemin; "davacının 01/10/2008 tarihinden sonraki fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına ilişkin kısmı"nda hukuka aykırılık görülmediği,
öte yandan, fiili hizmet süresi zammından yararlananlara çalışmakta iken parasal bir ödeme yapılmadığından davacının "işlemden kaynaklanan parasal hak kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin davacının "01/10/2008 tarihinden sonraki fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına" ilişkin kısmının iptali istemi ile "işlemden kaynaklanan parasal hak kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" istemi yönünden davanın reddine, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından,
AAÜT uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, AAÜT uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı tarafından; Çalışma süresince hak ettiği fiili hizmet zammının, sonradan çıkan yasal düzenleme ile elinden alınmasının, gerek yasaların geriye yürümezliği, gerek sonradan çıkan yasa ile kazanılmış hakların ortadan kaldırılamayacağından hukuka aykırı olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 2008'den sonra göreve başlayanlara uygulanabileceği, mahkeme kararının, parasal haklarının ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmının da hatalı olduğu, emekli olduğu ve fiili hizmet zammı almaya hak kazandığı iddiasıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; Mahkeme kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı İdarenin savunmasının özeti: Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacının savunmasının özeti: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan davada, daha önce aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı lehine 1.000,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmamaktadır.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasındaki, "AAÜT uyarınca belirlenen 5.500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, AAÜT uyarınca belirlenen 5.500,00.-TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" yolundaki ibarenin "AAÜT uyarınca belirlenen 5.500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1846, K. 2023/2335, 2 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama