KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2782 E., 2023/5733 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/2782
- Karar No
- 2023/5733
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve
- E
- ..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, 20/02/1986- 17/05/1993 tarihleri arasında İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı üyesi olması nedeniyle yapılan kesintilerin ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 17/03/2010 tarih ve 4530 sayılı işlemin iptali ile Sandığa ödediği aidatların karşılığı olarak 11.100,00-TL'nin ilk başvuru tarihi olan 25/06/1993 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onyedinci Dairesinin 04/11/2015 tarih ve E:2015/2637, K:2015/4475 sayılı bozma kararına uyularak tek hakimle verilen 16/11/2020 tarih ve E:2017/3259, K:2020/1841 sayılı kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2021/5657, K:2022/868 sayılı kararıyla bozulması üzerine;
bozma kararına uyularak heyet halinde yapılan değerlendirme neticesinde, Sandığa 7 yıl 2 ay 27 gün aidat ödeyen davacının başvurusu üzerine Sosyal Yardımlar Yönetmeliği'nin 20. maddesi uyarınca kesilen aidatların yüzde elli fazlası ile ödenmesi gerektiği açık olduğundan, Mahkemelerince yapılan 27/06/2018, 18/10/2018, 17/12/2018 ve 24/01/2018 tarihli ara kararlar ile davacıdan 20/02/1986 - 17/05/1993 tarihleri arasında yapılan kesinti tutarlarının ne kadar olduğunun sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen cevapta anılan tarihler arası birikmiş aidat tutarlarının 0,99-TL olduğu,
anılan miktarının yüzde elli fazlası ile 1,49-TL olarak hesaplandığının bildirildiği görüldüğünden, bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği, öte yandan, idarî işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin tespitinde;
idareye yapılmış bir başvurunun bulunması halinde başvuru tarihinin, başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması gerektiği hususu yerleşik hale gelen içtihatlarla genel kabul görmüş ve istikrar kazandığı bu itibarla, davacının yoksun kaldığı aylıkların, davacının idareye başvuru tarihinden (04/03/2010) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
davacı tarafından talep edilen 11.100,00-TL maddi tazminatın 1,49-TL'lik kısmının başvuru tarihi olan 04/03/2010 tarihinden itibaren faiz uygulanarak davacıya ödenmesine, talep edilen maddi tazminat miktarının fazlaya dair kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden; davacının aidatların iadesi talebiyle yaptığı başvurunun 17/11/2006 tarihinde reddedilmesine karşın davanın 21/04/2010 tarihinde açıldığından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, esas yönünden; davacının üyeliğinin 18/05/1993 tarihinde sona ermesine karşın aidatlarının iadesi için 06/10/2006 tarihinde başvuruda bulunduğu, dolayısıyla hem İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin, hem de Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu,
ayrıca sosyal yardım sandığı olduklarından yardımı gerektirecek sosyal olayın (evlenme, ölüm, emeklilik, doğum, doğal afet gibi) gerçekleşmesi gerektiği, Sandık Ana Statüsü ile Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği gereğince davacıya aidat iadesi yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/2782, K. 2023/5733, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama