KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5751 E., 2024/4698 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/5751
- Karar No
- 2024/4698
- Temyiz isteminde bulunan taraflar
- —
- 1- (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacı tarafından esasa ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, Meram ilçesi, ... No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda şoför olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
Başbakan devlet memurlarının üstü ve amiri konumunda olduğu ve aynı zamanda kamu görevi yürüttüğünden, davacının Başbakana yönelik hakaret boyutundaki paylaşımlarının, disiplin yönünden 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde düzenlenen, ''amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek'' kapsamında kaldığı, bu doğrultuda hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda sübuta eren fiili nedeniyle ceza yargılamasında da "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan dolayı cezalandırıldığı,
davacının eylemine uymayan kanun maddesi uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...
Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 06/03/2023 tarih ve E:2021/3591, K:2023/840 sayılı bozma kararına uyularak; konuyla ilgili tartışmalar ve görüşler çeşitlilik arz etmekle birlikte, yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanmasının daha uygun olacağı, bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamının göz önüne alınacağı, davacının Facebook hesabından paylaştığı ifadeleri toplumun genel menfaatine katkı sağlamadığı gibi Başbakanı,
Başbakanın eşini ve Türk halkını hedef alarak makul görülemeyecek aşırılığa kaçıldığı, eleştiri olarak değerlendirilemeyeceği açık olduğu gibi hakaret kapsamında olduğu, anılan söylemlerin kamu görevlilerinin sadakat ve tarafsızlık ödevleri ile bağdaşmadığı dikkate alındığında; ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı, ifade özgürlüğünün sınırları aşılarak diğer haklar ve korunması gerekli değerlere karşı yapılan müdahalelerde özel hukuk alanında tazminat davaları, ceza hukuku anlamında cezai soruşturma ve kovuşturmaların öngörüldüğü,
bununla birlikte, kamu görevlilerinin ifade özgürlüğü sınırlarını aşması durumunda idare hukuku alanında da disiplin cezalarının öngörüldüğü; davacının ilgili paylaşımlarının içeriğinin incelenmesinden; paylaşımların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde tanımlanan ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiiline nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer fiiller kapsamında bulunduğu,
bu sebeple davacının sübuta eren eylemlerinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında yer aldığı dikkate alındığında, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından; sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabının çalınarak şifresinin değiştirildiği ve bu hesaptan devlet büyükleri ile ilgili paylaşımlarda bulunulduğu, devlet büyüğüne böylesine hakaretlerde bulunmasının söz konusu olmadığı, soruşturma aşamasındayken konuyla ilgili kolluk kuvvetlerinin yapmış olduğu adli incelemede.
Facebook adresinin kendisine ait oldugu, fakat söz konusu paylaşımın kim tarafından yapıldıgının tespit edilemediği, tespiti için I.P. numarasının bilinmesi gerektiği, ancak I.P. adresinin de tespit edilemediği yönünde rapor düzenlendiği, bu rapora göre suçun, tarafınca işlenip işlenmediğinin de sabit olmadığı, söz konusu eylem sübut bulsa bile anılan suç tipine dolayısıylada tipiklik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; idarelerinin davayı vekil eliyle takip ettiği halde, lehine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin birinci fıkrasında; "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ilk fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca, idare mahkemelerinde takip edilen duruşmasız işler için ödenecek vekalet ücretinin 10.500,00 TL olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare tarafından, davanın vekil aracılığıyla takip edildiği halde, Bölge İdare Mahkemesince davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle, söz konusu kararın düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/5751, K. 2024/4698, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama