İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2023/719 K.2024/1946

Dava konusu istem: ... ili, ... Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarihli…

Esas2023/719Karar2024/1946Tarih18 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/719 E., 2024/1946 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
18 Nisan 2024
Esas No
2023/719
Karar No
2024/1946
Temyiz eden taraflar
—
1- davacı
...
Vekili
Av. ...
2- davalı
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davalı idare tarafından esasa ilişkin kısmının, davacı tarafından ise vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: ... ili, ... Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarihli işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararıyla; davacının 31/07/2017 tarihinde yıllık izne ayrıldığı, toplam 21 gün yıllık izninin bulunduğu ve bu iznin bitimini müteakip 21/08/2017 tarihinde göreve başlaması gerektiği, ancak bu tarihte göreve başlamayarak 19 gün sonra 09/09/2017 tarihinde göreve başladığı, davacının anılan tarih aralığında göreve gelmediği gün sayısının 9 iş günü olduğu, göreve gelinmeyen günler arasındaki 10 günün ise resmî ve idarî tatil olduğu; ancak, 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde görevden çekilmiş sayılma için aranan görevi terk süresinin, kesintisiz devam eden 10 gün olarak ifade edildiği,

iş günü olarak bir ayrıma gidilmediği, kaldı ki göreve gelinmeyen sürelerin yalnızca iş günü için hesaplanması durumunda kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumu fiilen mümkün olamayacağından, göreve gelinmeyen günler arasındaki tatil günlerinin de dikkate alınması gerektiği, bu nedenle davacının 21/08/2017 tarihinde başlayan göreve gelmeme fiilinin kesintisiz olarak 19 gün devam ettiği, böylelikle Kanun'da Devlet memurluğundan çekilme isteminde bulunulmuş sayılma için aranan "görevi terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi" hâlinin gerçekleştiğinin görüldüğü;

öte yandan, davacının müstafi sayılabilmesi için, kesintisiz olarak 19 gün devam eden göreve gelmeme fiilinin "mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın" gerçekleşmesi gerektiğinden, göreve gelmeme fiilinin haklı ve kabul edilebilir bir mazarete dayanıp dayanmadığının da değerlendirilmesi gerektiği;

davacı tarafından göreve geç başlamasının tek gerekçesi, önceki yıldan kalan yıllık izinlerinin bulunması nedeniyle daha fazla yıllık izni olduğunu zannetmesi ve kaç gün yıllık izninin bulunduğunu bilmemesi olarak ileri sürülmüş ise de, davacının bu fiiliyle ilgili olarak hakkında yapılan disiplin soruşturması kapsamında verdiği savunmasında, yıllık izin süresini 30 gün olarak bildiğini belirttiği, bu nedenle davacının yıllık izninin kaç gün olduğunu bilmediği yönündeki iddiasının bu beyanıyla tutarlı olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı; ayrıca, davacının yıllık iznini 30 gün olarak bildiği yönündeki beyanı doğru kabul edilebilecek olsa bile,

buna göre 30/08/2017 tarihinde yıllık izninin sona ermiş olacağı ve tatilden sonraki ilk iş günü olan 05/09/2017 tarihinde göreve başlamış olması gerektiği, ancak davacının bu tarihte de göreve başlamadığı ve 06-07-08/09/2017 tarihlerinde de göreve gelmeme fiilinin devam ettiği, göreve başladığı 09/09/2017 tarihi ile yıllık izne ayrıldığı 31/07/2017 tarihi arasında 39 gün bulunduğu, bu nedenle davacının yıllık iznini 30 gün olarak bildiği yönündeki beyanının da itibar edilebilir olmadığı,

dolayısıyla davacının 21/08/2017 - 25/08/2017 ve 05/09/2017 - 08/09/2017 tarihleri arasında (bu tarihler de dâhil) göreve gelmemesinin haklı ve hukuken kabul edilebilir bir mazerete dayanmadığı kanaatine varıldığı; bu durumda, haklı ve geçerli bir mazarete dayanmaksızın 21/08/2017 - 08/09/2017 tarihleri arasında (bu tarihler de dâhil) kesintisiz olarak 19 gün göreve gelmeyen davacının 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, diğer taraftan;

dava konusu işlem hukuka uygun görüldüğünden, bu işlemden dolayı yoksun kalınan parasal hakların tazmini talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2020/5172, K:2022/641 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlık konusu olayda, dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 28/07/2017 tarihli dilekçeyle 31/07/2017 tarihinden itibaren 2017 yılı yıllık izinlerini kullanmak için başvuruda bulunduğu, bu dilekçenin aynı tarihte onaylandığı ve 31/07/2017 tarihinde görevden ayrılışının yapıldığı; mübaşir olarak görev yaptığı ...

Asliye Hukuk Hakimliğinin... tarih ve... sayılı yazısı ile ...

Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna davacının 2017 yılına ait yıllık izninden kullanmak üzere 31/07/2017 tarihinde mahkemedeki görevinden ayrıldığının bildirildiği; ancak, davacının yıllık izin kullanma talepli dilekçesine karşılık olarak davalı idare tarafından kaç gün yıllık izin verildiğine ilişkin bir onay yazısı mevcut olmadığı gibi, davacıya kaç gün yıllık izin verildiğine ilişkin yapılmış bir bildirimin de bulunmadığı; bu durumda;

davacıya 2017 yılına ait 21 gün yıllık izin verildiğinin ve buna göre 21/08/2017 tarihinde göreve başlaması gerektiğinin somut olarak ortaya konulamaması ve bu hususun davacıya bildirilmemiş olması karşısında, 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen "mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi" hâlinin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden (07/10/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından; dosyaya vekaletname sunulduğu ve davayı vekil eliyle takip ettiği halde, lehine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ilk fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 10/06/2021 tarihinden itibaren davanın vekil aracılığıyla takip edildiği; davacı vekilince 10/06/2021 tarihinde dosyaya vekâletname ve 25/06/2021 tarihinde de ek beyan dilekçesi sunulduğu halde, Bölge İdare Mahkemesince davacı lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle, söz konusu kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine,

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden (07/10/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2023/719, K. 2024/1946, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/719
Karar No
2024/1946
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2023/723 K.2024/2103
  • Danıştay 8. Daire E.2023/727 K.2024/2331
  • Danıştay 8. Daire E.2023/735 K.2024/2326
  • Danıştay 8. Daire E.2023/738 K.2024/2362
  • Danıştay 12. Daire E.2023/740 K.2024/1728
  • Danıştay 12. Daire E.2023/756 K.2024/1849

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.