KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1623 E., 2024/2618 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1623
- Karar No
- 2024/2618
- Temyiz eden (davacı)
- ... (kendi adına asaleten,... adına velayeten
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında yüzbaşı olarak görev yapmakta iken trafik kazası sonucu hayatını kaybeden eşinin vazife malulü sayılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile vazife malullüğünden kaynaklanan yasal haklardan yararlandırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2022/2873, K:2022/5711 sayılı bozma kararına uyularak.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılmasının ilke olarak kabul edildiği; ilgilinin vazife malulü sayılmaması sonucunu doğuran nedenlerin, diğer bir ifadeyle maluliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran hallerin ise, anılan Kanun'un 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlendiği;
söz konusu maddenin (a) ve (b) bentlerinde, vazife malullüğünün "keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan" ve "kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan" doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında adi mâlûllük hükümlerinin uygulanmasının öngörüldüğü; uyuşmazlık konusu olayda, 21/01/2009 tarihinde TCG Ayvalık Komutanlığı personeli tarafından sosyal faaliyet kapsamında Gölcük Astsubay Orduevinde düzenlenen gemi yemeğine iştirak eden davacının eşinin, bu yemekten dönüş esnasında meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiği.
Adli Tıp Kurumunca 26/02/2009 tarihinde düzenlenen raporda, davacının eşinin kanında 158 mg/dL Etanol bulunduğunun tespit edildiği, Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve ceza yargılamasındaki bilirkişi raporlarına göre davacının eşinin kullandığı araçla aynı yönde seyreden kamyonu solladığı sırada yeterli mesafe bırakmadan sağ şeride girerken kamyonun çarpması şeklinde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, davacının eşinin birinci derecede ve asli kusurlu olduğunun belirtildiği göz önüne alındığında,
vefat olayının 5434 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında olduğu ve davacının müteveffa eşi hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ölüm olayının, kazanın meydana geldiği yolda oto korkuluk bulunmaması nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusurundan kaynaklandığı; ölümün, eşinin birinci derecede ve asli kusurlu olmasına bağlı olarak değil, Karayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği; eşinin kaza sırasında alkollü olması ile vefat arasında illiyet bağının bulunmadığı, buna bağlı olarak 5434 sayılı Kanun'un 48. maddesinin uyuşmazlıkta uygulanma imkanının olmadığı, müteveffa eşinin vazife malulü sayılması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacının eşinin ölümüne neden olan kazanın, fiilen vazifesini yaptığı sırada ya da hizmetine duyulan ihtiyaç nedeniyle verilen görev alanı içinde bulunan başka bir vazifeyi yaptığı sırada meydana gelmediği; ölüm olayında görevin neden ve etkisinin de bulunmadığı; dolayısıyla 5434 sayılı Kanun'un vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının ve davacının eşinin vazife malulü sayılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/1623, K. 2024/2618, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama