KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1652 E., 2024/2709 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1652
- Karar No
- 2024/2709
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müessesesi (... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Ankara Elektrik, Havagazı ve Otobüs İşletme Müessesesinde (EGO Genel Müdürlüğü) şube müdürü kadrosunda görev yapan davacının, 38 hizmet yılı ve 61 yaşını doldurduğu ve hizmetine ihtiyaç duyulmadığından bahisle, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince re'sen emekliye sevkine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; Ego Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görev yapmakta iken 2011 yılında Strateji Geliştirme Dairesine atanan ve otuz hizmet yılını dolduran davacının, 2011 yılından re'sen emekliye sevk edildiği tarihe kadar aktif olarak herhangi bir görev yürütmediği ve hizmetine ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı açısından kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2021/1352, K:2022/5923 sayılı bozma kararına uyularak; davacının re'sen emekliye sevk edilmesi için yeterli ve gerekli nedenlerin bulunmadığı; ayrıca Anayasa Mahkemesi'nce, iştirakçilerin görevleriyle ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği de göz önüne alındığında, davacının re'sen emekliye sevkine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bu itibarla,
davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Re'sen emekliliğe sevk işleminin yasal dayanağının yürürlükten kaldırıldığı, norm kadro fazlası olduğundan hizmetine ihtiyaç duyulmadığı için re'sen emekliye sevk edilmesinin olanaksız olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "...davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 20/02/2017 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; "...davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "...davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların dava açma tarihi olan 20/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/1652, K. 2024/2709, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama