KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2432 E., 2024/4997 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2432
- Karar No
- 2024/4997
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bayburt İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca kadrosuzluktan emekliye sevkedilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının emniyet amiri rütbesine 01/07/2014 tarihinde terfi ettiği, 2015 yılında terfi sınavında başarısız olması nedeniyle terfi değerlendirmesine alınmadığı, 01/09/2016 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle görevde olmadığı 2016 yılından 2022 yılına kadar olan dönemde hakkında terfi değerlendirmesinin yapılmadığı, göreve iadesi üzerine 2022 yılında alınan Kurul kararıyla geçmişe dönük olarak 2016 yılı için yapılan terfi değerlendirmesi sonucunda terfi etmez yönünde karar verildiği,
davacı hakkında 2016 yılına ilişkin olarak bir üst rütbeye terfi etmez yönünde verilen kararın, yargı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle davacının bulunduğu emniyet amiri rütbesine terfisinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, davacı hakkında 2016 yılına ilişkin olarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine dair kararın iptal edilmesi nedeniyle davacının hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
davacının terfi durumu hakkında yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre emekliye sevk edilip edilmemesi yönünde idarece yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiğinden, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini talebinin esası hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikte sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/2432, K. 2024/4997, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama