KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/4145 E., 2024/3571 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/4145
- Karar No
- 2024/3571
- Temyiz eden (davalı)
- ... Üniversitesi Rektörlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ortadoğu Teknik Üniversitesinde yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak 17/12/1979-12/10/2018 tarihleri arasında görev yapan davacının, iş sonu / kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali ile 38 yıl, 9 ay, 25 günlük çalışmasına karşılık 210.855,49-TL iş sonu / kıdem tazminatının, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ilgili mevzuatla sözleşmeli olarak çalıştırılan ve iş mevzuatı hükümlerine tabi olmayan yabancı uyruklu öğretim elemanlarına kıdem tazminatı ödenebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi sözleşmesinde de buna yönelik bir hükme yer verilmeyen davacının kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince. Danıştay Onikinci Dairesinin 12/04/2023 tarih ve E:2023/928 K:2023/2011 sayılı bozma kararına uyularak davacıya ödenmesi gereken kıdem tazminatı miktarının ne kadar olduğunu ortaya koyabilmek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,
söz konusu ara karar üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle" davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereği işçi statüsünde kabul edilebileceği belirtilerek,fesih tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, davacının dosya kapsamı ile belirlenen toplam hizmet süresine (38 yıl 9 ay 25 gün) davacının talebi ile bağlı kalınarak ilgili dönemdeki davacının brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını aştığının anlaşıldığı, 2018/2.
Dönemi için belirlenen kıdem tazminatı tavanı üzerinden kıdem tazminatı miktarının hesaplanacağı, net kıdem tazminatı alacağının 209.354,84 TL olabileceği" yönünde tespit ve görüşlerde bulunulduğunun görülmüş olduğu,; bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacıya 1475 sayılı Kanun'un 14.maddesi hükmü dikkate alınmak suretiyle bilirkişice hesaplanan 209.354,84 TL'nin, davacının iş akdinin sona erdiği 12/10/2018 tarihi esas alınarak gecikme süresi nedeniyle mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak,
İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının, 17/12/1979 - 12/10/2018 tarihlerine ait 209.394,84-TL alacağına ilişkin iş sonu / kıdem tazminatının, iş akdinin sona erdiği 12/10/2018 tarihinden itibaren gecikme nedeniyle mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faiz oranı uygulanmak suretiyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hükme esas alınan bilirkişi raporu nedeniyle, davacının dengi sayılabilecek bir akademisyenden daha yüksek bir meblağ hesaplanmasına sebebiyet verildiği ve davacı lehine bir eşitsizlik meydana geldiği, oysa ki 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu uyarınca hesaplanan emsali bir tutarda bir meblağ hesabı yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma varilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/4145, K. 2024/3571, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama