KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/5291 E., 2024/5220 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/5291
- Karar No
- 2024/5220
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde ... olarak görev yapmakta iken hizmet sözleşmesi feshedilen davacının, anılan işlemin yargı kararıyla iptali üzerine, sözleşmesinin feshedildiği 14/06/2019 ile yeniden göreve başlatıldığı 15/01/2020 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL (ıslah yoluyla artırılan 39.000,00-TL) tutarın, iptal davasının açıldığı 18/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idarece, davacının, sözleşmesinin fesih tarihi ile görevine iade edildiği tarih arasında geçen süreye ilişkin yoksun kaldığı parasal hakları toplam 36.715,11-TL olarak bildirilmiş ise de, anılan hesaplama yapılırken 5.711,26-TL olarak hesaplanması gereken 2019/Aralık ayı maaşının 2.754,55-TL olarak eksik hesaplandığı, ancak davacının 2019/Aralık ayı maaşını da tam olarak alması gerektiği, böylelikle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının toplam 39.671,82-TL olduğu,
davalı idarenin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle davacının görevinden ayrı kaldığı 14/06/2019-15/01/2020 tarihleri arasında oluşan zararının tazmininin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 39.000,00-TL (ıslah dilekçesindeki istemle bağlı kalınarak) maddi tazminat tutarının, fesih işlemine karşı iptal davasının açıldığı 18/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine (sehven temyiz yolu açık olmak üzere) karar verilmiştir. Davalı idare tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yargı kararı üzerine davacının hak kaybı yaşamayarak yeniden göreve başlatıldığı, kişisel haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, bilirkişiye gidilmeksizin eksik inceleme neticesinde karar verildiği, açıkta kaldığı dönemde çalışmasının olup olmadığının araştırılmadığı, davacının fiilen çalışmadığı dönemin ücretini almasının kamu zararına yol açacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/5291, K. 2024/5220, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama