KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2014/1589 E., 2019/3584 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas No
- 2014/1589
- Karar No
- 2019/3584
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Madencilik Nakliyat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- Kamu İhale Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- Dava konusu istem: ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nce 26/07/2013 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen "Sıcak Karışım Malzeme ile Beton Asfalt Yol ve Beton Hendek Yapılması" ihalesine yönelik itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 28/08/2013 tarih ve ... sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirket tarafından, uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin olarak, isteklilerin "asfalt plentinin" ilçe mücavir alan karayolu sınırına azami 80 km mesafede bulunması gerektiği, ihale dokümanında bu koşulu sağlamayan isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılacağının belirtildiği, ancak ihale üzerinde bırakılan isteklinin asfalt plentinin nerede ve kaç km mesafede kurulu olduğu hususunu belgelendirmediği, bu nedenle teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddialarıyla yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı,
idarece asfalt plentinin ilçe mücavir alan karayolu sınırına azami 80 km mesafede bulunması şartı belirlenmiş olsa da bu hususla ilgili herhangi bir belgelendirme yapılmasının istenilmediği, ihaleye teklif veren isteklilerden istenilen asfalt plenti tesisinin isteklilerin kendi malı olma şartının aranmadığı, ihaleye katılım aşamasında belge sunulmasının zorunlu olmadığı,
sözleşmenin yürütülmesi aşamasında ihale üzerinde bırakılan şirketin bu koşulu sağlayıp sağlamadığının değerlendirilebileceği hususları dikkate alındığında, davacının söz konusu hususla ilgili itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, isteklilerin asfalt plentinin ilçe mücavir alan karayolu sınırına azami 80 km mesafede olması gerektiğinin ihale dokümanında düzenlendiği, idari şartnamede bu şarta uymayan isteklilerin tekliflerinin değerledirme dışı bırakılacağı kuralının yer aldığı, ihalede en avantajlı teklif sahibi olan isteklinin asfalt plentinin nerede ve kaç km mesafede kurulu olduğu hususunu belgelendirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ihale dokümanında isteklilerden en az 1 adet asfalt plentinin yeterlilik kriteri olarak istenildiği, ancak söz konusu asfalt plentinin yüklenicinin kendi malı olma şartının aranmadığı, zarf açma ve belge kontrol tutanağında söz konusu mesafenin tevsikine yönelik belge için ayrı bir satır açılmadığı, ihale dokümanında yer alan düzenlemeler dikkate alındığında ihaleye katılım aşamasında asfalt plenti mesafesine ilişkin olarak herhangi bir belgelendirme yapılmasının istenilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2014/1589, K. 2019/3584, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama