KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/3476 E., 2021/1996 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
- Esas No
- 2015/3476
- Karar No
- 2021/1996
- Temyiz eden (davacı)
- … Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Ticaret Turizm Ltd. Şti.
- Vekili
- Av….
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile verilen idarî para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla verilen idarî para cezasının tahsili için davacı şirket hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerince anılan işlemin iptali yolunda … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda ödeme emrinin dayanağının … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla verilen idarî para cezası olduğunun açık bir şekilde belirtildiği, söz konusu kararın 18/01/2013 tarihinde tebliğ alınmasıyla dava konusu ödeme emrine dayanak idarî para cezasından haberdar olunduğu,
buna karşın idarî para cezasına karşı herhangi bir hukuki yola başvurulmadığının anlaşıldığı, buna rağmen davacı tarafından ödeme emrinin dayanağı işlemlerden haberdar olmadığının ve vergi dairesiyle yapılan görüşmelerden de tatmin edici bir bilgi almadığının ileri sürülmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, haberdar olunmasına rağmen dava açılmamış olması nedeniyle Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla verilen ve dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idarî para cezasının kesinleştiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarî para cezasının usulune uygun tebliğ edilmediği, usule ilişkin itirazlarının incelenmediği, kararın çelişkili olduğu, ön araştırma yapılmadan idarî para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ödeme emrinin tebliğinin usule uygun olarak yapıldığı, ödeme emrinin dayanağı olan idarî para cezasının ilgilisine farklı tarihlerde gönderilmesine rağmen tebliğ edilemediğinden ilanen tebliğ edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararına karşı dava açılmadığı anlaşılmakla birlikte, ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmaması, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davalar, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince davacının "böyle bir borcu olmadığı" şeklindeki itirazı kapsamında değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, ödeme emrinin dayanağını teşkil eden kamu alacağının maddi kaynağına ilişkin hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve borcun tahakkukundan önceki aşamaya ilişkin hukuka aykırılık iddialarının incelenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Mahkeme tarafından ödeme emrine karşı açılan işbu davada ileri sürülen iddiaların "böyle bir borcunun olmadığı" itirazı kapsamında değerlendirilerek işin esasının değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Danıştay 13. Daire, E. 2015/3476, K. 2021/1996, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama