KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/1328 E., 2022/4133 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2016/1328
- Karar No
- 2022/4133
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- … Kaymakamlığı …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi … Mahallesi, … mevkiisinde bulunan … ada, … parsel sayılı 3.176,29 m² yüzölçümlü taşınmazın, 15/07/2015 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı tarafından, Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi,.
Mahallesi, … mevkiisinde bulunan … ada, … parsel sayılı 3.176,29 m² yüzölçümlü taşınmazın, babası ile birlikte uzun yıllardan beri kullanıldığı ve tarımsal faaliyette bulunulduğu belirtilerek 4070 sayılı Kanun uyarınca ön alım hakkı olduğu iddiasıyla dava konusu taşınmazın 15/07/2015 tarihinde ... isimli şahsa yapılan satış işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalı idarece yapılan tespitler sonucu söz konusu parselin bulunduğu alanda 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, davacının önalım hakkı olduğunu iddia ettiği parselin senetsiz yerlerden olduğu,
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerde taşınmaz üzerinde hiç kimsenin zilyetlik iddiasında bulunmadığı belirlenerek Hazine adına müstakil tespitin yapıldığı ve bu hususa ilişkin olarak 06/06/2006 tarihli kadastro tutanağının düzenlendiği, bu hususun davacı tarafından dava konusu yapılmadığı,
Hazine'ye ait taşınmazların 4070 sayılı Kanun kapsamında satışının yapılabilmesi için, taşınmazın 31/12/2002 tarihinden önce ilgili tarafından kullanılıyor olması ve doğrudan satış hakkından daha önce yararlanılmamış olması ya da taşınmazın kanuni mirasçılar tarafından fiilen kullanılması ve bu hususun Hazine'ce tespit edilmiş olması gerektiği, ancak davalı idarece 2006 yılında yapılan kadastro çalışmalarında anılan parselde davacının bir kullanımının veya zilyetliğinin söz konusu olmadığının açıkça ortaya konulduğu bu yönüyle Kanun'da belirtilen şartları taşımadığı açık olan davacının ön alım hakkından da söz edilemeyeceğinden,
davalı idarece taşınmazın satışının yapılmasına yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan ihaleye konu taşınmazın 5.250,00-TL tahmini bedelle satışa çıkartıldığı, ihaleye davacı dahil iki isteklinin katıldığı, yazılı tekliften önceki arttırım aşamasında ise 26.000,00-TL'lik son teklife iki isteklinin düşük miktarlarda arttırımlar yapması suretiyle ulaşıldığı,
ihalenin 40.000,00-TL bedelle kamu yararına uygun bir teklifle ihale edildiği göz önüne alındığında, kanunda açıkça yetki verilen bir hususta, davalı idarece işin uzayacağı yönünde kanaat oluşması nedeniyle yazılı teklif aşamasına geçilmek suretiyle ihalenin sonuçlandırılmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/1328, K. 2022/4133, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama