KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/1425 E., 2021/1442 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/1425
- Karar No
- 2021/1442
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Adıyaman Gölbaşı Karayolu, 8. kilometrede faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde menşei belli olmayan akaryakıt bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 11. fıkrası ile 5015 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca istasyonun mühürlenmesine ilişkin 29/05/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacıya ait akaryakıtta yapılan incelemede ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefetten dolayı Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... soruşturma numarasıyla başlatılan soruşturma sonucunda ... tarih ve ... sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, öte yandan, 28/06/2014 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 11. fıkrasında değişikliğe gidildiği,
değişiklik sonrasında sadece Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı ticari amaçla bulundurma, üretme, satma, satışa arz etme eyleminin cezalandırıldığı, mühürleme işleminin, bir idari müeyyide olmayıp kaçak akaryakıt satışını önlemeye yönelik bir idari tedbir niteliğinde olduğu dikkate alındığında, davacıya ait akaryakıtta yapılan incelemede ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu ve akaryakıt istasyonunun mühürlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, savcılık tarafından verilen kararın fiilin suç teşkil edip etmediği ile ilgili olduğu, harçtan muaf oldukları hâlde Mahkemece aleyhlerine harca hükmedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, mühürleme işleminin hukuka aykırı bir biçimde tesis edildiği, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/1425, K. 2021/1442, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama