KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3845 E., 2021/2356 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/3845
- Karar No
- 2021/2356
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … (…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kocaeli ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin 6183 sayılı Kanun uyarınca 250.000,00-TL bedelle ihale edilmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … numaralı sıra cetvelinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının Fon'a devredilen bankalardan kullanılan kredilere kefaletten ve asaleten kullanılan kredilerden kaynaklanan 1.131.403,95-TL'lik borcu nedeniyle 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda Kocaeli ili, … ilçesi,.
Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin ihale edilmesine karar verildiği, 04/12/2013 tarihinde yapılan ve davacının da bizzat iştirak ettiği ihalede anılan taşınmazın 250.000,00-TL bedelle.
İnşaat'a satıldığı ve satışın kesinleştiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21. maddesine istinaden düzenlenen … tarih ve … sayılı sıra cetveliyle, 250.000,00-TL'lik ihale bedelinden, 2.644,84-TL'nin emlak vergi borcuna, 1.806,46-TL'nin satış masrafına, 20.000,00-TL'nin ilk sıradaki ipotek alacaklısına ayrılmasına karar verildiği,
kalan kısmın ise, 2. ile 3. sıradaki hacizlerin düşmüş olduğu ve 4. ile 5. sıralardaki dosyaların takipsizlik nedeniyle kapatıldığı tespit edildiğinden 6. sıradaki haciz alacaklısı olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu amme alacağına ayrılmasına karar verildiği, bilahare satış bedelinden arta kalan bir tutarın bulunmaması nedeniyle diğer haciz dosyalarının sıralamaya alınmasına mahal olmadığına karar verildiği;
bu durumda, 5411 sayılı Kanun’un 134. maddesinin 8. fıkrası ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik'in 26. maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un 21/2 maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece düzenlenen sıra cetvelinin mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Fon alacakları yönünden 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin dolduğu, zaman aşımına uğrayan Fon alacakları için sıra cetvelinde pay ayrılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hiçbir dolanlı işlem olmadan batık bir bankadan aradaki kredi sözleşmesi gereğince kredi kullanan borçlunun bu borcunun amme alacağı kabul edilerek 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının 6183 sayılı Kanun'da yer alan takip usullerine göre tahsil edilebileceği, Fon alacaklarında zaman aşımı süresinin 20 yıl olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının Fon alacakları bakımından öngörülen 20 yıllık zaman aşımı süresini kısaltıcı bir sonuç doğurmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/3845, K. 2021/2356, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama