KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1827 E., 2020/37 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2020
- Esas No
- 2017/1827
- Karar No
- 2020/37
- Temyiz eden (davalı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...A.Ş.
- Vekili
- ...
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına kesilen para cezasının tahsil ve takibi amacıyla düzenlenen 03/09/2008 tarihli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararının davacı şirket yetkilisine tebliğ edilememesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca davacı şirket yetkilisinin yerinde bulunmadığına ilişkin şerh düşülüp, işyerindeki memura veya müstahdeme tebliğ edildiğinin belirtilmesi gerekmekte iken, bu yol izlenilmeden tebligatın yetkili olmayan bir kişinin imzasına tebliğ edilmekle yetinildiği, dolayısıyla para cezasının (kamu alacağının) kesinleşmediği ve dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, amme alacağının süresi içerisinde ödenmemesi halinde ödeme emri düzenleneceği, düzenlenen ödeme emrinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/1827, K. 2020/37, 7 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama