KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2583 E., 2020/172 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Esas No
- 2017/2583
- Karar No
- 2020/172
- Temyiz eden (davalı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- ...
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisi ... adına otomasyon sistemini kurmadığı, bu fiilinin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca ...-TL idarî para cezası uygulanmasına yönelik 12/11/2013 tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) Kararı ile bu kararın bildirimine ilişkin 16/11/2013 tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:...,K:... sayılı davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/12/2015 tarih ve E:2014/4716, K:2015/4595 sayılı kararı ile vekalet ücreti yönünden bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen kararda.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yargılama giderleri konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na atıf yapılmış olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderleri arasında, celse, karar ve ilâm harçlarına, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderlerine ve vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretine yer verildiği, 326. maddesinin 1. fıkrasında, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin kurala bağlandığı,
dava konusu Kurul kararının davacıya tebliğine ilişkin 16/11/2013 tarih ve ... sayılı ... Dairesi Başkanlığı'nın yazısı incelendiğinde, bahse konu üst yazı ekinde sadece Kurul kararından bahsedildiği, cezaya konu olan bayilere ilişkin Kurul kararının eki listenin de tebliğ edildiğine veya üst yazı eklerinin kaç sayfadan oluştuğuna ilişkin bilgiye yer verilmediğinin görüldüğü belirtilmiştir.
Buna göre, dağıtıcı lisansı sahibi davacıya savunma istem yazısında yer alan 7 bayiden hangi 6 bayi için ceza uygulandığının davacı tarafından bilinmediğinin kabulünün gerektiği ve yanlış açılan davada davalı idarenin kusuru bulunduğundan, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kendi lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekâlete hükmedilmemesi yönünde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/2583, K. 2020/172, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama