KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1035 E., 2020/173 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Esas No
- 2018/1035
- Karar No
- 2020/173
- Temyiz eden (davalı)
- —
- Vekili
- …
- Karşı taraf (davacı)
- —
- Vekili
- —
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, bayisi olduğu dağıtım şirketi dışında bir başka dağıtım şirketinden akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılıktan aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi ve 4. fıkrası uyarınca 163.111,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 22/01/2015 tarih ve 5439-8 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden …-... nolu bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketten bayisi bulunduğu akaryakıt dağıtım şirketi dışında hakkında denetim yapılan "....
Ürünleri Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden" akaryakıt alımında bulunduğu gerekçesiyle savunma istenildiği, söz konusu Kurum yazısının 20/05/ 2014 tarihinde "..." adresine tebliğ edildiği, davacı tarafından verilen savunma ekinde belirtilen hususları doğrulayacak yeterli bilgi belge olmadığı gerekçesiyle … tarih ve … sayılı Kurum yazısı ile davacı şirketten söz konusu akaryakıt alımlarına ilişkin muhasebe kayıtlarının mali müşavir veya yeminli mali müşavir tarafından incelenmesi sonucunda düzenlenecek raporun yazının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde kuruma gönderilmesinin istendiği,
bu yazının da daha önce tebligat yapılmış olan "..." adresine gönderildiği, ancak tebligatın iade edilmesi üzerine tebligatın davacının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen "..." adresine gönderildiği, ancak bu tebligatın da 21/04/2015 tarihinde iade edilmesi üzerine, dava konusu Kurul kararının 23/05/2015 tarih ve 29364 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, idarenin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesi uyarınca yeterli adres araştırması yapmadan ilanen tebliğ yolunu seçtiği, oysa davacının adres değişikliğini ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne bildirdiği,.
Vergi Dairesi Müdürlüğünce 04/02/2015 tarihinde yapılan yoklamada davacının "..." adresinde faal olduğunun tutanak altına alındığı, idarenin ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden adres araştırması yapması halinde davacının yeni adresini tespit edebileceği anlaşıldığından, savunmada belirtilen hususlara ilişkin bilgi ve belgeleri isteme yazısının usule aykırı tebliğ edilmesi nedeniyle dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının Türkiye Sicil Gazetesi'nde bildirmiş olduğu en son adresine tebligat çıkarıldığı, iade olununca ilanen tebliğe çıkıldığı, yeterli adres araştırması yapıldığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından temyiz talebinin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği, savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1035, K. 2020/173, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama