KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1047 E., 2021/5427 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/1047
- Karar No
- 2021/5427
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketin bayisi olan “…”ye ait akaryakıt istasyonunda 08,09/12/2014 tarihlerinde yapılan denetimler sonucunda, otomasyon sistemine müdahale edilerek sistemin çalışmasına engel olunmasına rağmen kontrol görevinin yerine getirilmediğinin,
otomasyon sisteminin sıklıkla yanlış veriler üretmesine rağmen otomasyon sisteminin düzeltilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca belirlenen 883.405,00-TL idarî para cezasının anılan Kanun'un tekerrüre ilişkin 19. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.766.810,00-TL olarak uygulanmasına dair Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararını iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisi olan "…"ye ait ". Yolu ...
Km (Parsel:…) Gerede/BOLU" adresindeki akaryakıt istasyonunda yapılan denetimlerde otomasyon sistemine müdahale edilmesine rağmen bu şekilde faaliyet göstermesine izin verilmesi ve otomasyon sisteminin sıklıkla yanlış veriler üretmesine rağmen otomasyon sisteminin düzeltilmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle tekerrür hükümleri uygulanarak ceza verilmiş ise de, tekerrüre konu … tarih ve … sayılı Kurul kararının ve diğer tekerrüre esas … tarih ve … sayılı Kurul kararının Mahkeme kararıyla iptal edildiği,
bu kararların Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce onandığı ve kararların kesinleştiği, bu durumda tekerrüre esas olarak gösterilen Kurul kararlarının mahkeme kararlarıyla iptal edildiği anlaşıldığından, tekerrüre ilişkin hükmün davacı şirkete uygulanmasının dayanağı kalmadığından, tekerrüre ait hüküm uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirketin eyleminin mevzuata aykırılığının sabit olduğu, davacı hakkında daha önce de idarî para cezaları uygulandığı, fiilin davacı şirket tarafından iki yıl geçmeden tekrarlandığı, tekerrüre esas alınan Kurul kararlarının iptal edildiğine ilişkin bir bildirim kendilerine ulaşmadığı için davaya konu fiilde tekerrür yaptırımı uygulandığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki oluşa ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1047, K. 2021/5427, 29 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama