KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1332 E., 2020/3435 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/1332
- Karar No
- 2020/3435
- Temyiz eden (davacı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Üst Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 27/07/2015 tarihinde yayınlanan "Ana Haber" bültenindeki yayın nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 45. maddesinin 2. fıkrası gereğince "uyarı" yaptırımı uygulanmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün, söz konusu programda anılan yayın ilkesinin ihlâl edilip edilmediği yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiği, bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 16/08/2017 tarihli raporda özetle, haber görüntülerinde anne ve çocuğun yürüyen merdiven ile yukarı çıkması, annenin aniden çelik plakanın çökmesiyle boşluğa düşmesi, çocuğunu karşısındakilere uzatarak kurtarma çırpınışları ve gözden kaybolmasının buzlanma yapılmadan açık bir şekilde verildiği, annenin çarkların arasına girişi ve gözden kaybolma görüntüsünün dört kez tekrarlandığı,
medyadaki şiddet unsurlarının çocukların korku duygularını artırabildiği, şiddet ve vahşet ögelerinin haberlere egemen olduğu bir tablonun çocuğun gelişimine yapıcı şekilde destek olmaktan öte çocuğu korku ve kaygının hâkim olduğu bir dünya gerçekliğine doğru sürüklerken, hayallerinin de bu doğrultuda şekillenmesine neden olduğu, ilgili haberde çocuğun annesini kaybetme anının izleyen çocuklar için kaygı artırıcı olarak değerlendirilebileceği tespitlerine yer verildiği,
bu durumda, haber görüntülerinin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ''Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz'' ilkesini ihlâl ettiği anlaşıldığından, uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Akıllı İşaretler Uygulama Esas ve İlkeleri'nin "Uygulama İlkeleri" başlıklı kısmının 1. maddesi gereği haber bültenlerinde koruyucu sembol bulunmadığı, bu düzenlemeye rağmen koruyucu sembol kullanılmaksızın yayın yapılması gerekçesi ile uyarı yaptırımı kararı alınmasının hukuka aykırı olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporunda görüntülerin şiddet unsurlarını artıran özellikler üzerinden değerlendirmesinin yapıldığı, görüntülerde şiddet içeriğinden bahsedilemeyeceği, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu istinaf mahkemesi kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1332, K. 2020/3435, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama