KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1456 E., 2023/5370 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Esas No
- 2018/1456
- Karar No
- 2023/5370
- Temyiz eden (davacı)
- ... Dağıtım A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ... Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektrik dağıtım lisansı sahibi davacı şirketin, fiilen elektriği kesilmeyen abonelerinden kesme-bağlama bedeli tahsil ettiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 180 gün içerisinde söz konusu bedelleri iade etmek suretiyle mevzuata aykırılığın giderilmesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından hem davalı idareye sunulan yazılı savunma dilekçesinde hem de dava dilekçesinde, "kol kola abonelik" olarak adlandırılan yöntemde "şeklen" kesme ve bağlamanın yapılmadığı, hâlihazırda kullanım yerine yeni yerleşmiş tüketicinin mağduriyetine sebebiyet verilmediği, bunun yerine sayacın kontrolü ile mühürleme işlemlerinin yapıldığı, daha sonra bu uygulamadan vazgeçildiği hususlarının belirtildiği,
herhangi bir kullanım yerine ilişkin tahliye ve yeni abonelik işlemlerinin aynı anda gerçekleştiği durumlarda, elektrik enerjisi tüketimine aralıksız şekilde devam edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı şirket tarafından "kol kola abonelik" olarak adlandırılan yöntemde her bir sayacın kontrolü, mühürlenmesi, enerjinin kesilmesi ve/veya bağlanması amacıyla her bir kullanım yerine görevli personelin yönlendirildiği,
ilgili personel tarafından kullanım yerinde kesme, mühürleme ve açma tutanağının düzenlendiği ileri sürülmüş ise de, kesme-bağlama bedelinin ancak elektriğin fiilen kesilmesine ihtiyaç duyulduğu durumlarda alınabileceği, ayrıca söz konusu aboneliklerde şeklen ya da fiilen elektrik enerjisinin kesilmesi ve sonrasında hemen bağlanması durumunda tüketicilerden kesme-bağlama bedelinin alınmasının korunması gereken tüketici menfaatlerine aykırı olduğu, kaldı ki bu durumlarda gerçek anlamda bir kesme-bağlama işleminden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 16. maddesinde perakende satış sözleşmesinin/ikili anlaşmanın sona ermesi nedeniyle elektrik enerjisinin kesilebileceğinin hüküm altına alındığı, dolayısıyla belirtilen koşulların oluşması hâlinde elektrik enerjisi kesileceğinden (ve bağlanacağından) “eşzamanlı abone değişimleri” ya da “sadece sayacın değiştiği” durumlarda enerji kesmesi nedeniyle tesis edilen dava konusu Kurul kararının geçerli ve hukuka uygun “sebep” unsurunu içermediği, öte yandan, ilgili mevzuatta “kesme-bağlama geliri” dağıtım şirketlerine bırakılan gelir olarak sayılmadığından, mevzuatta belirtilenin dışında ya da hukuka aykırı olarak fazladan kesme-bağlama bedeli tahsil edilmesinde hukuki yararlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Başkan
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1456, K. 2023/5370, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama