KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2250 E., 2020/1317 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Esas No
- 2018/2250
- Karar No
- 2020/1317
- Temyiz eden (davalı)
- ... A.Ş. Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, davalı idarece tahakkuk ettirilen 26.494.765,94-TL tutarlı 31/03/2016 tarih ve ...sayılı faturanın ... Trafo Merkezi ile ilgili 101.018,56-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...
Trafo Merkezinin geçici kabul eksikliklerinin ve daha sonra meydana gelen yangın dolayısıyla oluşan büyük çaplı hasarın oluşturduğu eksikliklerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanmamasından ötürü geçici kabulünün onaylanmadığı ve sonrasında yapılması gereken devir işleminin henüz gerçekleşmediği göz önüne alındığında, davacı şirket ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Antlaşması imzalanamamasında davacı şirkete izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığının görüldüğü,
söz konusu trafo merkezine ilişkin sistem kullanım anlaşması bulunmadığından bahisle Yöntem Bildirimi'nin 4.11. maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca davacı şirkete tahakkuk ettirilen dava konusu fatura işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, usul yönünden; dava konusu e-faturanın şirkete 12/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 17/10/2016 tarihinde açıldığından süre aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği, esas yönünden; iletim bedellerinin tespitinde EPDK kararıyla onaylanan "İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi"nin 4.10 maddesi uyarınca düzenlendiği, Mahkeme kararında hatalı olarak 4.11 olarak gösterildiği, 4.10 maddesinde 4.11'deki gibi kullanıcıların kusurunun olup olmadığına ilişkin bir kural olmadığı,
dava konusu işlemin iptalinin iletim hizmetine erişim hizmeti alan ve bu yolla ticari faaliyette bulunan bir şirketin aldığı hizmetin karşılığını ödememesi sonucunu doğuracağı, sistem kullanım anlaşması imzalamamış kullanıcıların bir önceki yıl kullandığı maksimum kapasite değeri üzerinden cari yıl için iletim bedelinin tespit edildiği, EPDK Kurul kararları doğrultusunda işlem tesis edildiği, anlaşma olmadığından imza altına alınmış maksimum bir kapasite değeri bulunmaması nedeniyle bu uygulamaya gidildiği, dava açıldığı tarihte trafo merkezinin kendilerine devrinin gerçekleşmediği,
devir protokolünün 21/07/2017 tarihinde imza altına alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı idarenin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/2250, K. 2020/1317, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama