KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2320 E., 2023/4342 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Esas No
- 2018/2320
- Karar No
- 2023/4342
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Sigorta Fonu (Fon
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının … Grubu şirketlerinden … Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 283.403.566,82-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu durumda, davacının ödeme emrine konu borcun tamamen veya kısmen ödendiği yönünde bir iddiasının bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu borcunda vadesinde ödenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, borcun ödenmemesi üzerine davacı adına ödeme emri düzenlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, borç miktarının gerçeği yansıtmadığı ve borcun zamanaşımına uğradığı yönündeki iddialarının incelenmediği, zamanaşımı süresinin 20 yıla çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin geriye etkili olarak uygulanmasının mümkün olmadığı, bu durumun Anayasa Mahkemesi kararı ile de ortaya konulduğu, bu sebeple 10 yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/2320, K. 2023/4342, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama