İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2018/2404 K.2023/4313

2. … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av…

Esas2018/2404Karar2023/4313Tarih25 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.445 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2404 E., 2023/4313 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
25 Ekim 2023
Esas No
2018/2404
Karar No
2023/4313
Temyiz eden (davalılar)
1. …
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.445 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

2. … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Medya TV Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşuna ait … logosuyla yayın yapan televizyon kanalında … tarihinde saat …'da yayınlanan Ana Haber Bülteninde mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 336.153,00.-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının ...

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucu, bu miktarın 25/04/2008 tarihinden, iade tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesine yönelik 28/07/2016 tarihinde yapılan başvuruya istinaden 12/10/2016 tarihinde anaparanın iade edilerek, faize ilişkin bölümünün ise zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, hatalı işlem tesis ederek davacı şirketten tahsilat yapılmasına neden olan idarenin Üst Kurul olduğu, öte yandan, davacı şirket tarafından 25/04/2008 tarihinde ödenen paranın geri ödenme tarihine kadar (12/10/2016) ilgili tahsil dairesi olan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı uhdesinde tutulduğu dikkate alındığında, idari para cezası olarak 25/04/2008 tarihinde ödenen 336.153,00-TL'nin, geri alındığı 12/10/2016 tarihine kadar işletilecek yasal faizinin davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacı şirkete ödenmesi gerekirken, sadece cezanın aslının ödenmesi suretiyle aksi yönde tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından, mahkemece idareleri bakımından "hatalı işlem tesis ederek" ifadesi/gerekçesi ile müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira idarelerince hatalı işlem tesis edilmediği, işbu davada iadesi istenilen ve evvelce ...

İdare Mahkemesi'nde dava konusu edilen idari para cezasının miktarlardaki mevzuat değişikliğinden kaynaklanan lehe kanun uygulaması gereğince iptal edildiği, husumet itirazlarının dikkate alınmadığı, Üst Kurul'ca Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü hesaplarına yatırılan paranın kullanılmasından Vergi Dairesinin sorumlu tutulması, idarelerinin davalı konumundan çıkarılması gerektiği, Vergi Dairesi aktifleri içinde yer alan paranın faizinden idarelerinin müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu;

Davalı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, Üst Kurul tarafından tahsil edilen meblağın iade edilmesinin talep edilmesi üzerine düzeltme fişi ile terkin edilerek iade işlemi yapıldığı, ...

İdare Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararında dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak faize ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, bu nedenle iadenin bu çerçevede yapıldığı, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca ihtilaf konusu olan ve yargıya intikal eden geri ödemelerde, ödemeye faiz işletilebilmesinin ancak hüküm akabinde iadede gecikme durumunun söz konusu olduğu durumlarda mümkün olacağı, bu sebeple hem yargı kararında faize ilişkin bir açıklama yapılmamış olması, hem de 213 sayılı Kanun'un 112. maddesi uyarınca ana paraya faiz işletilmemesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, ...

İdare Mahkemesi’nde idari işlemin “iptali” talebiyle dava açıldığı, paranın faiziyle iadesinin idari işlemin iptali davasında verilen “iptal kararı”nın doğal neticesi olduğu, “idari işlemin iptali” davasında ayrıca paranın veya faizinin iadesinin talep edilmeyeceği, bu nedenle İdare Mahkemesince de idari işlemin iptali davasında bu paranın veya faizinin iadesi ile ilgili ayrıca bir hüküm kurulmadığı, iptal kararının ardından paranın faiziyle iadesinin hukukun genel hükümlerine ve bu konudaki tebliğlere uygun olarak yapılacak işlemler olduğu,

ayrıca mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'da “bu Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının işlemin yürütmesini durdurmayacağına” dair bir hüküm bulunmadığı, yani idarenin tahsilat için, bu idari para cezasının iptali talebiyle Ankara 15. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın sonucunu beklemesi gerektiği,

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesindeki “Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar”ın tahsil edilebileceğine ilişkin düzenlemenin de Üst Kurul idari para cezasının kesinleşmeden tahsil edilmesine engel olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

Davacı yayın kuruluşuna ait … logosuyla yayın yapan televizyon kanalında … tarihinde saat ..'da yayınlanan Ana Haber Bülteninde mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 336.153,00.-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının ...

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine tahsil edilen bu miktarın 25/04/2008 tarihinden, iade tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesine yönelik 28/07/2016 tarihinde yapılan başvuruya istinaden 12/10/2016 tarihinde anaparanın iade edilerek, faize ilişkin bölümünün ise zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize konu İdare Mahkemesi kararı ve davalıların iddiaları incelendiğinde; davacıya faiz ödenmesi gerekip gerekmediği ve ödenecekse hangi tarihten itibaren ödeneceği sorununun çözülmesi gerekmektedir.

Davacıdan tahsil edilen (ve akabinde iptal edilen) idarî para cezası tutarının kullanılamamasından dolayı davacının yoksun kaldığı bir kazancının bulunduğu ve yoksun kalınan tarihler ile tutarlar için bir faiz ödenmesi gerektiği açıktır.

Bununla birlikte, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan kurallar gereğince davacıya idari para cezası verildiği, ancak idarece verilen para cezasının yalnızca konuya ilişkin kanunda lehe yapılan değişiklikler sonucu davacıya iade edildiği anlaşılmakla, söz konusu tutarın iadesini gerektiren yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten paranın iade edildiği tarihler arasında, davacının, söz konusu tutardan istifade edemediği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, kanunda davacının lehine düzenleme yapılana kadar idarenin tahsil ettiği tutara faiz işletilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu bağlamda dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde; mülga 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesine göre davacıya 2007 yılı itibarıyla verilebilecek para cezasının alt sınırının 336.153,00-TL olduğu ve nitekim davacıya bu tutar üzerinden idarî para cezası verildiği, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 469. maddesiyle 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesinde yapılan değişikliğe göre anılan para cezasının alt sınırının ikiyüzellibin Türk Lirası olarak belirlendiği,

davacı tarafından para cezasının 25/04/2008 tarihinde ödendiği dikkate alındığında bu değişiklik nedeniyle davacıya ödenecek herhangi bir faiz tutarının bulunmadığı.

03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle davacı hakkında uygulanacak para cezasının alt sınırının "ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde biri" şeklinde değiştirildiği, bu durumda kanunda yapılan söz konusu değişikliğin yürürlük tarihi olan 03/03/2011 tarihinden ana paranın davacıya ödendiği 12/10/2016 tarihine kadar davacının 336.153,00-TL'den mahrum kaldığı sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte, çözülmesi gereken bir başka konu ise davacıya ödenecek faizden hangi idarenin sorumlu olduğu hususudur. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 01/06/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmının Genel Bütçeye gelir kaydedileceği; 4. fıkrasında, Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği belirtilmiştir.

5326 sayılı Kanun'da yer alan bu düzenlemeler çerçevesinde, vergi dairelerinin RTÜK tarafından verilen idarî para cezalarının yalnızca tahsili konusunda görevli olduğu, idarî para cezasının iptal edilmesi neticesinde oluşan zararın, idarî para cezasını tesis eden idarenin hizmet kusurundan ve/veya yalnızca tesis etmiş olduğu işlemden kaynaklandığı ve bundan doğan herhangi bir sonucun vergi dairelerine yükletilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi idarî para cezasının iptali ile birlikte iade edilen para cezası tutarı nedeniyle ortaya çıkan zararın (faiz talebi) doğrudan doğruya RTÜK tarafından tazmini gerektiği, kaldı ki dava konusu işlemin de RTÜK tarafından tesis edildiği anlaşıldığından, ilgili vergi dairesine husumet yöneltilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı husumetiyle görülen davada, davacıya 25/04/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak faizin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalıların temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2018/2404, K. 2023/4313, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Esas Yönünden
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2018/2404
Karar No
2023/4313
Tarih
25 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2018/2405 K.2023/4237
  • Danıştay 13. Daire E.2018/2406 K.2023/4252
  • Danıştay 13. Daire E.2018/2415 K.2023/4340
  • Danıştay 13. Daire E.2018/2417 K.2023/4339
  • Danıştay 13. Daire E.2018/2472 K.2023/4402
  • Danıştay 13. Daire E.2018/2473 K.2023/4254

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.