KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3227 E., 2022/1029 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2018/3227
- Karar No
- 2022/1029
- Temyiz eden (davalı)
- … Üst Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yayıncılık A.Ş.
- Eski Unvanı
- … Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "… " logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 17-23-24/03/2017 tarihlerinde yayınlanan "… " adlı yarışma programında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 594.658,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … numaralı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; "… " logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 17-23-24/03/2017 tarihlerinde yayınlanan "… " adlı yarışma programında, insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içermeme ile toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlâka ve ailenin korunmasına aykırı olmama ilkelerinin ihlâl edildiğinin sabit olduğu,
bu durumda, daha önce aynı yayın ilkelerinin ihlâli nedeniyle uyarı yaptırımı uygulanan davacı şirket hakkında söz konusu ilkelerin tekraren ihlâli nedeniyle 594.658,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin davaya konu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi. İdari Dava Dairesi'nce; davaya konu programa ait deşifre metnin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu programın evlenmek amacıyla kadın ve erkeklerin stüdyoda bir arada olduğu yarışma formatında bir program olduğu ve bahse konu programda evlenme hedefiyle yeni tanışan kadın ve erkeklerin kendi aralarında mücadelesine ve çekişmesine yer verildiği görülmekle birlikte;
aile müessesesi kurma adına bir araya gelen adayların dava konusu yayının deşifre metninde yer verilen diyaloglarda geçen ifadelerin birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlar içeren bir nitelik taşımadığı ve ayrıca söz konusu ifadelerin yarışmaya katılan adayların özel hayatının gizliliği içinde kalan ve mahrem olarak kabul edilen bir alana yönelik olmadığı gibi aile kavramının zarar görmesi, aile müessesesinin ciddiyetsizleştirilmesi, aile kurma girişimlerinin sıradanlaştırılması kapsamına da girmediği anlaşıldığından,
6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın hizmetlerinin insan onuruna aykırı olamayacağı, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde yayınlar içeremeyeceği ilkesi ile (f) bendinde yer verilen, toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlâka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamayacağı ilkesinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu yayında aile yapısı ve evlilik kurumu açısından zararlı ve olumsuz içeriklerin bulunduğu, yarışmacılar arasındaki çatışma ve dedikodunun bu programın ana unsurlarını oluşturduğu, programın yapıldığı evde daha fazla kalabilmek ve para ödülüne hak kazanabilmek adına yarışmacıların olumsuz rol model oluşturacak söz ve davranışlara başvurduğu,
birbirlerinin onurunu hedef alan aşağılayıcı ve küçük düşürücü ithamlarda bulundukları, aynı çatı altında kalan damat adaylarının aynı kadınla ilgilenmeleri ya da bir kadının aynı çatı altında yaşayan birden fazla erkeğe aynı anda ilgi göstermesinin evliliğin temeli olan sahiplenme duygusuna yönelik algıyı zedeleyeceği, evlilik ve aile kurumunun çatışma ve entrikalarla kurgulanmasının Türk toplum ve aile yapısına aykırı olduğu dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3227, K. 2022/1029, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama