KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3386 E., 2023/1865 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas No
- 2018/3386
- Karar No
- 2023/1865
- Temyiz eden (davacı)
- …TV ve Radyo Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 29/07/2016 tarihli yayında "…" marka ürünlerle ilgili yapılan reklam ve tanıtımların 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde yer alan, "Ticari iletişim ... yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek ... zorundadır." şeklindeki ilkenin tekraren ihlâl edildiği tespit edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 14.359,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun … tarih ve …sayılı yazısında, "Bitkisel ürün/gıda takviyesi / kozmetik Kanununa tabi olan ve haricen uygulanan jel, krem, maske, şampuan, losyon vb. Ürünlerin endikasyon bildirerek, hastalık tedavisine yönelik iddia ve ibarelerle reklam/tanıtım ve satışının yapılmasının uygun olmadığı, tedavi amacı ile kullanılan ürünlerin hekim önerisinde ve emniyeti kanıtlanmıamış olan söz konusu ürünlerin tanıtım ve satışının aldatıcı, yanıltıcı olduğu,
halk sağlığının tehdit edildiği ve tüketicilerin yanıltılarak istismar edilsdikleri düşünceleriyle bu tür reklamların yasaklanması gerektiği, endikasyon belirtilen ürünler için Bakanlıkça ruhsat düzenlenmesi gerektiği ve ruhsatlı ürünlerin de münhasıran eczanelerde ve ecza ticarethanelerinde satılması zorunluluğu değinildiği", 6112 sayılı Kanun'un 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebligat yerine geçen, "Bazı Ürünlerin Mevzuata Aykırı Tanıtım ve Reklamlarının Durdurulmasına İlişkin Genel Duyuru"nun Üst Kurul'un Web sitesinde yayınlandığı,
söz konusu duyuruda Sağlık Baknlığı ile Gıda ve Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ekli yazılarında, bazı gıda takviyelerinin, haricen uygulanan jel, krem, maske, şampuan ve losyonlar ile çeşitli tıbbi cihazların markalarına atıf yapılmış ve bu tür ürünlerin kilo verdirici, cinsel performans artırıcı, sigara bıraktıcı, hastalıkları önleyici, tedavi edici, iyileştirici etkileri olduğu, iddiasıyla radyo ve televizyon yayınlarında tanıltılmasının ve reklamının yapılmasının ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek, söz konusu tanıtımların engellenmesinin talep edildiği,
söz konusu reklam yayınında, "…" isimli bitkisel ürünlerin, her ne kadar hastalık ismi belirtilmese de, sonucunun sağlık beyanı içeren ifadeleri yanında, söz konusu ürünlerin insan sağlığına sağladığı faydalar ve kullanıcıların memmuniyetlerinin sürekli vurgulandığı ve iddialı açıklamaların yer aldığı, … isimli bitkisel gıda takviyesi ürünlerin tanıtımın yapıldığı, kliplerde, "Kibarlı Panax" isimli bitkisel ürünü kullanan kadın ve erkeklerin ayrı ayrı kliplerde üründen memmuniyetlerinin tekraren vurgulandığı ve ürünün satışına yönelik iletişim bilgilerinin sürekli verildiği,
ürünün reklamının ticari kazanca dönük bir şekilde, etik ilkeler gözetilmeksizin, kullanıcıları ve izleyenleri yanıltacak biçimde hazırlandığı, bu türlü reklamların sorumsuz bir şekilde yayınlanmasının birçok hastanın tedavisinin gecikmesine ve aksamasına yol açacağı, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin tanıtım ve satışının aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte tüketicinin çıkarlarına zarar verdiği,
öte yandan davacı kuruluşa 04/01/2012, 23/01/2012 tarihli yayınları nedeniyle daha evvel Üst Kurul'un … tarih ve … sayılı toplantılarında alınan ..., ... sayılı kararları ile 6112 sayılı Kanun'un 9/6-c maddesinin ihlâli nedeniyle uyarma cezası verildiği, uyuşmazlık konusu yayında yer alan ifade ve görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlâl ettiği anlaşıldığından, anılan hükmün tekraren ihlâli nedeniyle 14.359,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yayının takviye edici gıda reklamı olduğu, bir ürünün ilaç olarak tanıtılması veya bir ürüne ilaç izlenimi verilebilmesi için belli bir hastalığa karşı kullanıldığının ifade edilmesi gerektiği, endiksiyon içeren ifadeler olabilmesi için hastalık ile ilaç isminin birlikte zikredilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, tedavi etkinliği ile emniyeti ispatlanmamış olan ürünlerin tanıtımı ve satışının yapıldığı yayınların izleyiciyi yanıltıcı, istismar edici nitelikte olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3386, K. 2023/1865, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama