KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/4120 E., 2019/509 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Esas No
- 2018/4120
- Karar No
- 2019/509
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon
- Vekili
- ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunda belirtilen fon alacağını ödemediğinden bahisle ...-TL anapara amme borcunu ödemesi amacıyla ...Grubu şirketlerinden ... A.Ş.'nde yönetim kurulu üyesi olan davacı adına TMSF ... Tahsilat Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, yönetimi ve denetimi davalı TMSF'ye devredilen ... Grubu şirketlerinden ... A.Ş.'de yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde söz konusu şirkete kullandırılan kredilerin kapamalarının büyük bir bölümünün ...
Grubu firmalarına kullandırılan kredilerle yapıldığı, davacının görev süresi içerisinde kullandırılan kredilerin ödenmediği, ödenmeyen kredilerin yine davacının görev süresi içerisinde ...
Grubu firmalarından yeni kredi kullanmak suretiyle kapatıldığı, bu işlemler esnasında davacının anılan şirketi temsile yetkili olması dolayısıyla şirketten tahsili mümkün olmadığı saptanan borçtan sorumlu bulunduğu, nitekim; aynı borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ve dava konusu işleme dayanak oluşturan ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali talebiyle açılan davanın ...
İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu durumda 4389 sayılı Kanun’un amir hükmü uyarınca, Fon alacağı niteliği kazanan borcun, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi kapsamında takibine başlanarak, ...-TL’nin tahsili amacıyla davacı hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Anayasa'ya aykırılık iddialarının incelenmediği, uyuşmazlıkta asıl borçlunun borcunu ne kadar ödediğine ilişkin araştırma yapılmadığı, TMSF tarafından yapılan borç hesabının doğruluğunun bilirkişi raporu alınarak teyit edilmesinin zorunlu olduğu, sorumluluk için kusurun olması gerektiği, somut olayda davacının borcun ödenmemesinden dolayı kusuru bulunmadığından borç ile arasında illiyet bağının olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ödeme emrinin kesinleşen ödemeye çağrı mektubuna uygun düzenlendiği, dava konusu ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu borcun 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsili yoluna gidilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/4120, K. 2019/509, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama