KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/4178 E., 2023/3241 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Esas No
- 2018/4178
- Karar No
- 2023/3241
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla uygulanan idari para cezasının ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine aynı konuda yapılan soruşturma sonrasında, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan "… (… pafta, … parsel)" adresinde bulunan ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Nakliyat ve Ticaret Ltd.
Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 21/09/2012 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon cihazına bağlı olmayan tanktan akaryakıt ikmali yaptığının ve bayide otomasyon sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,000-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin, bayisi olan "… (… pafta, … parsel)" adresinde bulunan ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Nakliyat ve Ticaret Ltd.
Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 21/09/2012 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon cihazına bağlı olmayan tanktan akaryakıt ikmali yaptığının ve bayide otomasyon sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinden bahisle, ilk olarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlâl edildiği gerekçesiyle … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, 70.000,00-TL tutarında idari para cezası uygulandığı, davacı şirket tarafından söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ...
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle anılan Kurul kararının iptal edilmesi üzerine, söz konusu Mahkeme kararının uygulanması amacıyla başlatılan soruşturma sonucunda, soruşturma raporu düzenlendikten ve usulüne uygun olarak davacı şirketin savunması alındıktan sonra,
bu kez bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca aynı fiil nedeniyle davacı şirket hakkında 815.555,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Adil yargılanma hakkı kapsamında, hakkında idari para cezası tesis edilen bir kişinin veya kuruluşun, bu cezanın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, idari para cezasının usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmesi durumunda, yargı kararı uygulanmak suretiyle yeni bir işlemle yeniden idari para cezası verecek olan idarenin, davacının menfaatinin daha önce iptal edilen işlem ile belirlenen hukuki durumdan daha ağır bir biçimde ihlaline yol açacak şekilde, iptal edilen cezadan daha ağır bir ceza vermesinin "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesinin doğal bir sonucu olarak mümkün bulunmadığı,
bu durumda, her ne kadar davalı idarece eylem tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu işlemin Mahkeme kararının uygulanması neticesinde tesis edildiği göz önüne alındığında, otomasyon sisteminin çalışmaması sebebiyle davacı şirket hakkında 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ''ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı'' gerekçesiyle usule ilişkin bir eksiklikten dolayı iptal edildiği,
söz konusu iptal kararında yanlış Kanun maddesi tatbik edildiğine ilişkin bir hukuka aykırılık gerekçesine yer verilmediği gibi, söz konusu eylemin niteliğinin değişmesine sebep olacak yeni bir hukuki durum da oluşmadığından, davacı şirket tarafından, hakkında tesis edilen 70.000,00-TL'lik idari para cezasına karşı açılan dava neticesinde verilen iptal kararı üzerine, davacı şirketin daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde, uygulanan Kanun maddesinin değiştirilmek suretiyle 815.555,00-TL'lik idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, iptal kararlarının zaman bakımından geriye yürüterek etki yarattığı, idari davaya konu edilen işlemin iptal kararıyla tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalktığı, dolayısıyla mahkeme kararındaki gerekçeye uygun olarak yeniden soruşturma yapılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/4178, K. 2023/3241, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama