KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/986 E., 2020/3418 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
- Esas No
- 2018/986
- Karar No
- 2020/3418
- Temyiz eden (davacı)
- … Medya Yayın Hizmetleri A.Ş.
- Vekilleri
- Av. … Av. … Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Üst Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … logosuyla yayın yapan … Medya Yayın Hizmetleri A.Ş. tarafından, 27/02/2015 tarihinde yayınlanan "…" isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin ihlali nedeniyle uyarı cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … nolu Kurul kararının ve … tarihli … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … adlı yayın kuruluşunda 27/02/2015 tarihinde yayınlanan, "…" adlı programda, o tarihlerde gündemde olan Süleyman Şah Türbesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonu ile Türbe'de görev yapan askerlerin tahliye edilmesi konusu tartışılmış, program konuğu tarihçi … konu hakkındaki görüşlerini izleyiciler ile paylaşmış, operasyonun olumlu olduğundan ve haksız yere eleştirildiğinden bahsetmiş ve programın devamında konu işadamı … gelmiş,
2015 Şubat ayında Antalya'da G20- OECD konferansında yaptığı konuşmada geçen "...Ben şahsen 6 ve 8 yaşlarında 2 çocuk sahibi bir baba olarak çocuklarımızın geleceğinden, bu gidişata baktığımız zaman, endişe duymamak mümkün değil diye düşünüyorum...." şeklinde geçen ifadesi hakkında yorumlar yapılmış, program sunucusu … "... … dünyanın ve Türkiye'nin içinde bulunduğu sosyal huzursuzluklar nedeniyle endişe duyduğunu belirtmesi üzerine …, bir kısım sözler sarfettiği, çocuklarının geleceğinden endişe etmesine gerek olmadığı, gayrimüslim olduğu, mürted olana dinden döndüğünde dini hükümlerin uygulandığı,
anılan kişilerin müslüman olmadığından böyle bir endişelerinin olmaması gerektiğinden bahisle birtakım eleştirisel ifadeler yanında gavur kelimesini kullandığı, kamuoyunca tanınan kişiler hakkında programda geçen ifadelerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında irdelendiğinde, basın özgürlüğü çerçevesinde yapılan eleştiriler olarak değerlendirilmesi gerektiği, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertliğin suç oluşturmayacağı, eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı, sarsıcı ve incitici olmasının doğal olduğu hususlarının dikkate alınması gerektiği, söz konusu yayında kullanılan birtakım eleştirisel ifadelerin sert,
kırıcı, sarsıcı ve incitici olsa bile 6112 sayılı Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yayın ilkesinin ihlali sayılabilecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; "Deşifre" adlı programda, program yapımcısı tarafından konuk tarihçi … ile o tarihte gündemde olan bazı konular hakkında söyleşi yapıldığı, konuşmalarda "çocuklarının müslüman olmasından korkuyor", "Siz anadan doğma gavursunuz." ve bu nitelemeye bağlanan "Gayrımüslümin meyhanesi de vardı, afedersin umumhanesi de vardı Osmanlı'da." ibarelerinin insan onuruna saygılı olma ilkesini ihlal ettiği gibi adı geçen kişiyi eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına; esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu yayında kullanılan ifadelerin şeref ve saygınlığa zarar verecek nitelikte olmadığı, konuk tarafından şikâyetçi hakkında bir suçlamada bulunulmadığı, küçük düşürücü veya aşağılayıcı ifadeler kullanılmadığı, program konuğunun açıklamalarının ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında olduğu, haberde bütünsellik ilkesi uyarınca haberin bir kısmı üzerinden değil, tamamı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, topluma mal olmuş kişilerin sade vatandaşlara kıyasla daha ağır eleştirilere tahammül etmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ifade özgürlüğünün başkasının şöhret ve haklarının ortadan kaldırılmasına imkân vermediği, bireylerin toplum içindeki saygınlıklarını sarsabilecek nitelikteki davranışları kapsamadığı, davaya konu yayında kullanılan ifadelerin nefret suçu kapsamında olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/986, K. 2020/3418, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama