KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1344 E., 2024/1258 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas No
- 2019/1344
- Karar No
- 2024/1258
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Fon alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ve 11.674.533,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada,... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği; Bu itibarla, dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun yargı kararıyla hukuka uygun bulunarak reddine karar verilmesi nedeniyle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarî makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmesi gerektiği, İdare ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından borcun 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu iddialarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Yargıtay'ın zamanaşımı süresini 10 yıl olarak kabul ettiği, borcun zamanaşımına uğradığı, batık bankanın hakim ortak, yönetici ve bunların eş ve çocukları dışındaki kişilerden olan alacakların Fon alacağı olmadığı, dolayısıyla bu kapsamdaki alacakların 6183 sayılı Kanun'a göre takibinin yapılamayacağı, uygulanması gereken kanunun İcra ve İflas Kanunu olduğu, ...
A.Ş.'ye teminat verildiği dönemde şirket yetkilisi olmayan davacının sorumluluğunun bulunmadığı, idare tarafından aynı borç için daha önce gönderilen ödemeye çağrı mektubunun geri alındığı, artık aynı borç için yeni ödemeye çağrı mektubunun gönderilemeyeceği, davacının Park Yatırım A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinin 2000 yılında sona erdiği, davalı idarenin II. Tahsilat Dairesi Başkanlığı'nın özel hukuktan kaynaklanan alacaklarının tahsil görevini üstlendiği, dolayısıyla bankaların tüm alacaklarının aynı hukuksal statüye alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada,... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bahse konu kararın temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 08/10/2019 tarih ve E:2019/511, K:2019/2953 sayılı kararıyla gerekçeli onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1344, K. 2024/1258, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama