KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/170 E., 2022/3240 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/170
- Karar No
- 2022/3240
- Karşı taraf (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Eski Unvanı
- … Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan "… Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti."ne (… İnşaat) ait akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 739.666,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısım yönünden … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, 30/06/2011 tarihi itibarıyla adı geçen bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin kurulamamasına gerekçe olarak istasyonun "inşaat halinde" bulunduğu beyan edildiğinden.
Mahkemelerinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile, davacı şirketten bu duruma açıklık getirilmesinin ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmasının istenildiği, davacı şirket tarafından ara kararına verilen cevap yazısında, "inşaat halinde" ibaresinden kastın, faaliyette olan istasyondaki pompa vs. düzeneğin akaryakıt otomasyon sistemi ile uyumlu olarak çalışabilmesine imkân tanıyacak şekilde "tadilat" yapılması olduğunun belirtildiği;
adı geçen bayi ile davacı şirket arasında 20/05/2011 tarihinde bayilik sözleşmesinin imzalandığının ve akaryakıt istasyonunda 07/08/2011 tarihinde otomasyon sisteminin kurulduğunun anlaşıldığı, akaryakıt istasyonunun inşaat hâlinde bulunduğunun ve tadilat yapıldığının ise somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı dikkate alındığında, otomasyon sisteminin 30/06/2011 tarihine kadar kurulmadığından bahisle tesis edilen idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, otomasyon sistemi kurulmasının asıl amacının alış ve satışların denetim altına alınması olduğu, otomasyon sistemi kurulana kadar satış yapılmadığı, istasyondan akaryakıt satışı yapıldığına ya da tankta akaryakıt bulunduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, verilen idarî para cezasının çok yüksek olduğu ve hangi gerekçeye dayanarak en üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, kast ve ihmalleri olmadığından en üst sınırdan idarî para cezası verilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/170, K. 2022/3240, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama