KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1884 E., 2021/1130 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2021
- Esas No
- 2019/1884
- Karar No
- 2021/1130
- Temyiz eden (davalı)
- … Düzenleme Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Alışveriş Merkezi Gıda Tekstil Petrol Taşımacılık ve Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret ve Sanayi Ltdi Şti.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait istasyonda 08/09/2014 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 76.142,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait istasyonda 08/09/2014 tarihinde gerçekleştirilen denetimde istasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle idari para cezası verildiği, davacı şirketin denetimin yapıldığı tarih itibarıyla geçerli sorumlu müdür belgesinin denetim görevlilerine sunmadığının düzenlenen tutanakla sabit olduğu, öte yandan davacı şirketin belirttiği ve ticaret siciline kayıtlı bulunduğu adresine yapılan tebigatların iade edilmesi üzerine,
11/06/2017 tarih ve 30093 sayılı Resmi Gazetede ilanen tebligat yapılarak savunma isteminde bulunulduğu, herhangi bir adres değişikliği sözkonusu olmadığı halde tebligat yapılamaması nedeniyle ilanen tebligat yoluna gitmekten başka bir seçeneği kalmayan davalı idarenin yeterli adres araştırması yapmadığından da söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacı tarafın savunma hakkının engellendiği iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirkete ait otogaz istasyonunda tarihinde yapılan denetimde, düzenlenen tutanakta.
"LPG sorumlu müdür belgesi ibraz edilememiştir" yönündeki tespit ve davacı şirket yetkilisinin de imzasını içeren aynı tarihli tutanakla konunun davalı idareye intikal ettirilmesi üzerine davacıya ait otogaz istasyonunda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, sorumlu müdür belgesi alma zorunluluğu getiren yönetmelik hükümlerinin, yürürlük tarihinden önceki bir olaya uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, sorumlu müdürün sorumlu müdür belgesine sahip olması gerektiği, denetim sırasında geçerli bir sorumlu müdür belgesinin ibraz edilemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde;
"1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar."
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar."
düzenlemesine yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır (Prof. Dr. Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Cemil Kaya, Prof. Dr. Murat Sezginer, Açıklamalı-İçtihatlı Türk İdari Yargılama Hukuku, Ağustos 2019,1. Baskı, s. 1706). Aksi düşünce, temyiz merciinin derece mahkemelerinin yerine geçerek karar vermesi sonucunu doğurur (Turgut Candan, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, s. 1148, 8. Baskı, Ankara 2020).
Kararda, vekâlet ücreti ile ilgili açıklamalar, kararın hüküm fıkrasıdır. Dolayısıyla; vekâlet ücreti ile ilgili hatalar, hüküm fıkrasındaki hatalardır. Bu hata; miktarda yapılmışsa, bu maddi hatadır ve 49/1-b uyarınca, düzeltilebilir.
Ancak vekil olmamasına karşın, vekâlet ücretine karar verilmesi, hukuka açık aykırılıktır ve düzeltilmesi, bu hüküm fıkrasının ortadan kaldırılmasıyla olur. Hüküm fıkrasının ortadan kaldırılması, fıkrada sözü edilen ve düzeltilmesi olanaklı hata, eksiklik veya yanlışlık değildir. Buna; yargılama hukuku terminolojisinde, “bozma” adı verilmektedir.
Temyiz istemine konu, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile vekili bulunmayan davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği.
31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış.
326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği. 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği. 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
1- İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, bakılan davada davacı şirketin vekil aracılığıyla temsil edilmediği, ancak Bölge İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptaline karar verilmekle birlikte davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davada vekil tarafından temsil edilmeyen davacı şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hâlde, vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1884, K. 2021/1130, 31 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama