KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2064 E., 2022/939 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- Esas No
- 2019/2064
- Karar No
- 2022/939
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük Sanayi A.Ş
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin 12/12/2011 tarihinde yapılan denetimde, bayisi olan ... Grup Petrol Ürünleri İnşaat Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde, stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte olan haliyle 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca ...TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda bayisinde etkin bir denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü bulunan davacı şirketin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/09/2014 tarih ve 2014/2310 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere aynı zamanda bayilerine ait akaryakıt istasyonlarında periyodik denetimler yapma, kalite kontrol izlemesini gerçekleştirme, kendilerine gelen ihbar ve şikayetler üzerine gerekli denetimi gerçekleştirme gibi yükümlülükleri de bulunduğundan somut olayda bu yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden, 5015 sayılı Kanunun 7. maddesinde yer aldığı gibi,
petrol piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcı lisansı sahiplerinin tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesinin etkin biçimde yapılması ve bayilerinde denetim sistemi kurmaları ve uygulamasına ilişkin olarak alınan 1240 sayılı Kurul kararında yer alan yükümlülüğü yerine getirmediği sabit olan davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idari para cezasının dayanağı maddenin cazaları şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, otomasyon sisteminin kurulması ve çalışması ile ilgili sorumluluklara uyulduğu, istinaf mahkemesi kararının gerekçesinin olmadığı, ceza miktarının fahiş olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesine cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2064, K. 2022/939, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama