KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2654 E., 2020/3801 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/2654
- Karar No
- 2020/3801
- Temyiz eden (davalı)
- … Üst Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Reklamcılık ve Filmcilik San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 13/04/2010 tarihinde yayınlanan "…" adlı filmin Mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (z) bendinde yer alan ilkeyi tekraren ihlâl ettiğinden bahisle 250.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda.
6112 sayılı Kanun'la getirilen yeni düzenlemenin, davacının lehine olup olmadığının tespiti amacıyla Mahkemece verilen 13/06/2013 tarihli ara kararına, davalı idarece sunulan cevapta, davacı şirketin ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki ay (2010 Mart ayı) brüt ticari geliri olan 4.502.751,05-TL'nin %1'inin 45.027,51-TL, %3'ünün 135.082,53-TL olduğunun belirtildiği, bu durumda, 6112 sayılı Kanun uyarınca davacı şirkete verilecek ceza miktarının azami tutarının dahi dava konusu Kurul kararındaki para cezası tutarından düşük olduğu, dolayısıyla yeni getirilen düzenlemenin davacının lehine olduğu anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idarece, yayıncı kuruluş tarafından gerçekleştirilen eylemin karşılığı müeyyidenin uygulandığı zaman dilimi içinde hukuka uygunluk arz ettiği, temyize konu kararın dava ekonomisi, idari işlemin hukukiliği ve hukuka güven ilkesi karşısında bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi'nin kararının hukuka uygun olduğu, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, emsal olarak ileri sürülen kararların hiçbir hükmünün ve geçerliğinin kalmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2654, K. 2020/3801, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama