KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2809 E., 2021/11 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2021
- Esas No
- 2019/2809
- Karar No
- 2021/11
- Temyiz eden (davacı)
- … TV Televizyon Yayıncılığı A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 13/02/2013 tarihinde saat 16:00-16:54'de yayınlanan “…” adlı programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle uyarı yaptırımı ile aynı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle 11.886,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … no.lu kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 16/02/2018 tarih ve E:2014/2298, K:2018/544 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlık konusu programda bitkisel destekli ürün ticareti yapan …'ın konuk olduğu, programa telefonla ve stüdyo konuğu olarak katılan hasta, hasta yakınları ve konuklar tarafından, bitkisel destekli ürünlerin birçok hastalığın tedavisini sağladığının anlatıldığı,
hasta ve hasta yakınlarının, hastanelerden, doktorların uyguladığı tedavilerden, kullandıkları ilaçlardan bir sonuç alamadıklarını, …'ın tavsiyeleri sonucu sağlıklarına kavuştuklarını dile getirdikleri, …'ın da aynı üslupla bitkisel tedavi yöntemlerini överek anlattığı, ayrıca doktorlara ve hocalara ilim öğretmekten bahsettiği, programın, izleyici ve hastaların, hastanelere, doktorlara, tıbbî tedavi yöntemlerine olan güvenlerini sarsarak toplum sağlığını olumsuz yönde etkilediği,
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü ile Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü yazısında, aynı husuların ve …'a ait birçok ürününün halk sağlığını tehlikeye düşürdüğü hatta ölüm olaylarının gerçekleştiğine dair ihbarlarının bulunduğunun belirtildiği, … hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, program süresince herhangi bir bitkisel ürünün gerek görüntüsü gerek ismi geçmese de telefon numarası verilerek ürünlerin pazarlamasının yapıldığının tespit edildiği,
6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "Genel sağlığa, ... zarar verecek davranışları teşvik edemez." hükmünün ihlâli nedeniyle uyarı yaptırımı, aynı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrasındaki, "Gizli ticari iletişime izin verilemez." hükmünün tekrâren ihlâli nedeniyle 11.886,00-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
her ne kadar davacı yayın kuruluşunun, davalı idare tarafından aynı programla iligili yayınlandığı her bölüm için ayrı ayrı idarî para cezası kestiği ancak ilk kesilen idarî para cezası tebliğ edilmiş olsaydı aynı programı tekrar yayınlamayacakları ve sonraki 6 adet idarî para cezasının da kesilmeyeceği iddia edilmişse de programların her bir bölümünün ayrı ayrı fiiller oluşturduğu, her birinde ilgili yayın ilkesinin ayrı ayrı fiillerle ihlâl edildiği, kesintisiz fiil oluşturmadığı,
dava konusu idarî para cezasına esas olan tekerrüre konu 07/03/2012 tarihli yayınlar nedeniyle Kurul'un … tarih ve … sayılı kararı ile uygulanan uyarı yaptırımının davacı yayın kuruluşuna 25/04/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle dava açılmadığı, her bir programda ayrı ayrı olmak üzere yayın ilkesinin ihlâl edildiği, ilk ihlâle konu yayın nedeniyle verilen uyarı cezası işlemine karşı dava açılmadığı, Kanun'da açık hüküm bulunması nedeniyle kanun maddesi hilafına hakkaniyet ilkesini uygulama imkânı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu programda gizli ticari iletişim ya da reklam yapılmadığı, gizli ticari iletişim yapıldığının tespiti somut delil ve gerekçelerle ortaya konması gerektiği, programın tekrarı niteliğindeki her bir bölüm için ayrı ayrı ceza kesildiği, zira aynı programla ilgili olarak kesilen bütün cezaların tek bir tebligat ile bildirildiği, ilk tebliğden itibaren program yayınının durdurulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2809, K. 2021/11, 12 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama