KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/34 E., 2023/221 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Esas No
- 2019/34
- Karar No
- 2023/221
- Temyiz edenler
- 1.(DAVALI) … Kaymakamlığı …
- 2.müdahil (davalı yanında)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Kayseri ili, Sarız ilçesi, … mahallesi (köyü), … ada, … parsel sayılı mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazın 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 13/03/2018 tarihinde açık ihale usulü yoluyla satılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu taşınmaz için yapılan ihalenin, her ne kadar İlçe Kaymakamlıklarında, İlgili Belediye Başkanlığında ve Kayseri Defterdarlığında, ilgili mevzuat hükümlerine göre ilan edildiği görülmekte ise de, taşınmazın bulunduğu yer olan.
Mahallesinde (köyünde) yapılan ilana ilişkin tutanağın sadece mahalle muhtarı olan müdahil … tarafından imzalandığı (azaların tutanakta imzasının olmadığı), diğer yandan ilan tutanağında imzası bulunan kişi olan … 'un ihaleye tek istekli olarak katıldığı ve ihale sonucunda açılış fiyatı ile taşınmazı satın aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine uygun olarak gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 17. maddesi ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 19. maddesindeki hususlar dikkate alınarak taşınmaz bilgilerinin olduğu ilan metninin İlçe Kaymakamlıkları'na, Kayseri Defterdarlığı'na, Sarız Belediye Başkanlığı'na ve taşınmazın satılacağı Mahalle Muhtarlıklarına gönderildiği, buralarda ilan edildiğine dair tutanakların ihale tarihinden önce taraflarına ulaştırıldığı, ihale ilanının mahalle ve köy muhtarlıklarında yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin olmadığı,
ayrıca buralarda ilan edilmesine ilişkin tutanağın kim veya kimler tarafından tutulacağı ve imza altına alınacağına ilişkin düzenlemenin de olmadığı, idare olarak ihaleye daha fazla katılım sağlanması açısından taşınmazın satılacağı Mahalle Muhtarlıklarına ilaveten ilan metninin gönderildiği, ihalenin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, davacının dava açmakta menfaatinin olmadığı, ilanın yapılmadığını iddia ettiği ihaleye katılma yönünde bir isteğinin olmadığı, tutanakların sadece muhtar tarafından imzalanmış olmasının nüfusu az olan mahallede alışılagelmiş bir durum olduğu, ayrıca İlçe Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı'nda yapılan ilanların orada yaşayan ilgililer tarafından duyulmasının yeterli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, ihalenin usulüne uygun olarak yapılmadığı, … mahalle muhtarının ihale ilanlarını yapmayarak mahallelinin ihaleden haberdar olmasını ve ihaleye katılımını engellediği, ihaleye bu şekilde sadece mahalle muhtarının katıldığı ve ihale açılış bedeli üzerinden taşınmazı satın aldığı, bu nedenle kamu zararının oluştuğu, taşınmazın ihale edildiği muhtarın 2886 sayılı Kanun gereğince ihaleye katılamayacak kimselerden olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/34, K. 2023/221, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama