KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/342 E., 2021/3169 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
- Esas No
- 2019/342
- Karar No
- 2021/3169
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Pazarlama A.Ş.
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda, kendisine ait amblem ve işaretler, tüketici ihbar ve şikâyetlerine ilişkin bilgilerin yer aldığı levha ve çıkartmalar ile fiyat ilan panosu bulundurulmadığından bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonu ve pompalarda dağıtıcıya ait marka işareti ile akaryakıt satış fiyatlarını gösterir fiyat panosunun bulunmadığı, istasyon giriş ve çıkışlarını gösterir levhalarda eski dağıtıcıya ait işaretlerin yer aldığının tespit edilmesi üzerine idarî para cezası verildiği, ancak henüz bu yaptırım kararı yerine getirilmeden, sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle, isnat edilen fiil ihlâl olmaktan çıkarılarak lehe olacak şekilde değişiklik yapıldığı,
bu durumda, gerek AİHS'nin 7. maddesinin birinci fıkrası, gerekse Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası dikkate alındığında, idarî yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durumun dikkate alınması gerektiği, 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenen 19. maddede, "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde idarî para cezası verileceğine ilişkin düzenleme yer almadığından,
davacıya isnat edilen fiil nedeniyle ancak 19. maddenin yedinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL'den 70.000,00 TL'ye kadar idarî para cezası verilebileceği, lehe olan kanun hükmünün geriye yürümesi ilkesi çerçevesinde, davacıya "4. madde hükümlerinin ihlâli" nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirerek işlem tesis edildiği, Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, bozma kararı üzerine verilen Mahkeme hükmünün hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …. DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/342, K. 2021/3169, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama