KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3434 E., 2024/3807 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2019/3434
- Karar No
- 2024/3807
- Temyiz eden (davacı)
- ...Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 20/02/2014 tarihinde yapılan denetimde, vaziyet planında yer alan ancak otomasyon sistemine bağlı olmayan yer altı tankı bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile aynı bendin (3) numaralı alt bendi uyarınca 883.405,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (kurul) kararının iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, otomasyon sistemine bağlı olmayan yer altı tankının vaziyet planında yer aldığı, boş olduğu ve mühürlendiği belirtilmiş ise de, bayisinde etkin bir denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü bulunan davacı şirketin. (aynı zamanda bayilerine ait akaryakıt istasyonlarında periyodik denetimler yapma, kalite kontrol izlemesini gerçekleştirme, kendilerine gelen ihbar ve şikayetler üzerine gerekli denetimi gerçekleştirme gibi yükümlülükleri bulunduğu), somut olayda bu yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği;
otomasyon sistemi, akaryakıt giriş ve çıkışı için veri akışı sağlayan elektronik bir sistem olduğundan, tankın boş tutulmasının bu sistemin kurulmasına engel olmadığı, aksi halde ileride bu tanktan yapılacak herhangi bir satışın da izlenemeyeceği hususu göz önüne alındığında, davacının anılan iddiasına itibar edilmediği, davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemine bağlı olmayan yer altı tankı bulunduğunun sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, gerek davalı idare nezdinde bulunan gerekse bayi tarafından kendilerine sunulan iş yeri açma ve çalışma ruhsatına bakıldığında, istasyonda 4 (dört) adet akaryakıt yer altı tankının bulunduğu, kendilerince bahsi geçen tüm tanklara otomasyon sistemi kurulduğu, istasyona ait vaziyet planında 5 tank bulunduğu hususunun kendilerince bilinen veya bilinmesi beklenecek bir durum olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3434, K. 2024/3807, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama