KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3558 E., 2024/479 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/3558
- Karar No
- 2024/479
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 19/06/2012 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda vaziyet planında yer almayan gizli yer altı tankı bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 13.592,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının vaziyet planına kaydettirmeden proje haricinde gizli yer altı tankı düzeneği kurduğunun denetim elemanları tarafından yapılan tespit sonrasında düzenlenen tutanak ile sabit olduğu anlaşıldığından, Kurul kararının dava konusu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, alacağın zaman aşımına uğradığı, üst sınırdan yaptırım uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, istasyonda vaziyet planına aykırı tank bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 2012 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ hükümleri uyarınca 13.592,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Dava konusu Kurul kararında, ihlal oluşturduğu tespit edilen fiil aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin ondördüncü fıkrasında "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller arasında düzenlenmiştir.
Bu durumda, dava konusu "Vaziyet planında yer almayan gizli tank bulundurma" fiili ile yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde düzenlenen fiilin benzer nitelikte olduğu, konu ile ilgili olarak adli soruşturma kapsamında yapılacak tespitlerin, bakılmakta olan davanın neticesini etkileyebileceği görüldüğünden, olayın adli yargı sürecinin de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Dava konusu Kurul kararına esas tespitlerin, aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına konu olması gerektiği görülmekle birlikte, dava dosyası içeriğinde konu ile ilgili olarak herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, bu eksikliğin Dairemiz tarafından alınacak ara kararı ile giderilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3558, K. 2024/479, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama