KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4162 E., 2021/2279 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/4162
- Karar No
- 2021/2279
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İhtiyaç Maddeleri ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda 12/02/2016 tarihinde yapılan denetimde, mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 88.517,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali ile ödenmiş olan 66.387,75-TL'nin ödeme tarihi olan 14/08/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya isnat edilen sorumlu müdür bulundurulmaması veya çalıştırılmaması fiilinin dayanağı olarak sorumlu müdür belgesinin denetim tarihinde ibraz edilemediğinin gösterildiği, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği'ne 15/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile eklenen "LPG dolum tesisleri ve LPG otogaz istasyonları sorumlu müdür belgeleri" başlıklı 19/A maddesiyle sorumlu müdür belgesine yönelik düzenleme yapıldığı,
dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak denetimin 12/02/2016 tarihinde, yani bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirildiği dikkate alındığında, sorumlu müdür belgesi alma zorunluluğu getiren yönetmelik hükümlerinin yürürlük tarihinden önceki bir olaya uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle ödediği 66.387,75-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacıya ait istasyonda sorumlu müdür olarak çalışan şahsın denetim tarihinde ve öncesinde mevzuat kapsamında geçerli bir sorumlu müdür belgesine sahip olmadığı, bu belgenin bulundurulması sorumluluğunun lisans sahibine ait olduğu, sorumlu müdür çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunun sadece sözleşme ve ödeme belgeleri ile ispat edilemeyeceği, bir sorumlu müdürün kaç istasyonda çalıştığının tespiti ve takibinin sorumlu müdür belgesi ile mümkün olduğu, dolayısıyla bu belgenin bulunmamasının sorumlu müdür çalıştırılmadığına karine teşkil ettiği, davacının denetim tarihinde mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırmamak fiilini işlemek suretiyle mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/4162, K. 2021/2279, 16 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama