KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4259 E., 2023/1828 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas No
- 2019/4259
- Karar No
- 2023/1828
- Temyiz eden (davacı)
- ... TV Medya Hizmetleri A.Ş.
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında, 25/03/2018 ve 01/04/2018 tarihlerinde yayınlanan "..." isimli dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirkete 447.541,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararda; dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yayına ilişkin CD'nin izlenmesinden, uyuşmazlık konusu sahnelerde, ... Bankası'na ait ATM makinesinin, ... logosunun ve mobil şube sayfasının dizinin konusu ve kurgusuyla bağlantısız bir şekilde ürün yerleştirme uygulamasında yer aldığı, yayının doğal akışının bozulduğu, ürünün sahnenin doğal bir parçası olarak sunulmadığı, genel senaryo akışından bir sapma oluşturduğu, reklam izleniminin baskın olduğu, ürüne aşırı vurgu yapıldığı anlaşıldığından dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu yayında yapılan ürün yerleştirmeyle ürüne aşırı vurgu yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılması gerektiği, yayında medya hizmet sağlayıcının editoryal bağımsızlığını ve sorumluluğunu etkileyecek nitelikte bir ürün yerleştirme uygulamasına yer verilmediği, ürün veya hizmetlerin kiralanması ya da satın alınmasının doğrudan teşvik edilmediği, ürüne aşırı vurgu yapılmadığı, izleyicilerin ürün yerleştirmenin varlığı hakkında usulüne uygun olarak bilgilendirildiği, marka ve hizmete yapılan atfın tamamen doğal mecrasında, dizinin kurgusuna bağlı olaylar içerisinde yapıldığı,
uyuşmazlık konusu sahnede marka veya ürünün kendisinden ziyade bankacılık sisteminin ulaştığı teknolojiye ve hayatımıza sağladığı kolaylıklara dikkat çekildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ürün yerleştirme uygulaması yapılan sahnelerde yayının doğal akışının bozulduğu, ürüne aşırı vurgu yapıldığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/4259, K. 2023/1828, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama