KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4263 E., 2023/1328 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Esas No
- 2019/4263
- Karar No
- 2023/1328
- Temyiz eden (davacı)
- ... TV Yayıncılık A.Ş.
- Eski Unvan
- ... TV Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında, 06/02/2018 tarihinde saat 09.30'da yayınlanan "..." adlı magazin programında, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 420.676,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihlâle konu programda, toplumsal meselelerden biri olan aldatma/aldatılma konusunun ele alındığı sırada aldatmaya dair yöntem ve formüllerin betimlendiği, programın "kadın" sunucusu tarafından, hemcinsinin aldatılması hâlinde bu durumun aldatılan kadına nasıl "farkettirilmeyeceğine" ya da nasıl "unutturulacağına" dair ipuçlarının verildiği, aldatan erkeklerin ise bu durumdan nasıl kurtulabileceğinin anlatıldığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair var olan klişelerin bir kadın tarafından yeniden üretildiği,
toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dayandığı kalıp yargılardan olan "erkek aldatır" veya "uzun evliliklerde aldatılma kaçınılmazdır" gibi iddiaları pekiştirir nitelikteki ifadelere geniş kitlelere hitap eden bir kitle iletişim aracında yer verilmesinin kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendine aykırılık nedeniyle idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlık hakkında bilirkişi görüşüne başvurulmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, yayının söyleşi içerikli bir magazin programı olduğu, eğitici, öğüt verici veya tavsiyede bulunucu bir tarafının bulunmadığı, ikili bir diyalogdan ve şahsi fikirlerin sunulmasından ibaret olan konuşmanın toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı bir nitelik taşımadığı, programda kadınların haklarını kullanmalarını engelleme amacı taşıyan herhangi bir ayrım, kısıtlama veya dışlama anlamına gelecek ifadelere yer verilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/4263, K. 2023/1328, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama