KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4340 E., 2024/1728 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Esas No
- 2019/4340
- Karar No
- 2024/1728
- Temyiz eden (davacı)
- ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 17/05/2014 ve 20/05/2014 tarihlerinde yapılan denetimlerde otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığı ve bu kapsamda oluşan aykırılıkların Kurum'a bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 883.405,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 20/05/2014 tarihinde yapılan denetimde, 2012 yılı Ekim ayı ile denetim tarihi olan 20/05/2014 tarihi arasında 444.548 litre akaryakıt alışının olduğu, bu tarihler arasında 409.281 litre motorin satışı yer almasına rağmen tanklarda 35.267 litre akaryakıt olması gerekirken 23.353 litre akaryakıt olduğu, (1) numaralı motorin tankındaki prob başının ağaç tahta ile sabitlenerek müdahele edildiği,
bu sayede menşei belli olmayan akaryakıtın gerçek seviyesinin otomasyon sisteminden gizlendiğinin tespit edildiği, Kurum kayıtlarına bayiinin yakıt ikmalleri ve satışlarının sağlıklı bir şekilde yansımadığı, davacı şirketin bayisinin dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinin ve otomasyon sistemine bağlı olmadan akaryakıt satışının bulunduğu, davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda kurulu bulunan otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmasının sağlanamadığı, bu yönde davalı idareye bildirimde bulunulmadığı,
pompa satışı ile tank dolumu miktarları arasında meydana gelen farklara ilişkin tutarsızlıkların davalı idareye bildirilmediği hususlarının sabit olduğu; diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan "lehe kanunun uygulanması" ilkesi açısından yapılan değerlendirmede ise 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezaların, yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe olmadığı,
ayrıca dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan "otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmaması ve bu kapsamda oluşan aykırılıkları Kuruma bildirmemesi" fiilinin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararında niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmadığı görüldüğünden, 7164 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemelerin uyuşmazlıkta dikkate alınmasına gerek bulunmadığı, davacı şirket tarafından arıza bildiriminde bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge de sunulamadığından,
davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, sisteme ilişkin yükümlülüklerini mevzuata uygun olarak yerine getirdiği, veri kesintisi yaşanmadığı, denetimde ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun tespit edildiği, kamu gücü kullanılmadan kendilerince tespit yapılamayacağı, cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, fiil tarihi dikkate alındığında hukuki güvenlik ilkesinin ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/4340, K. 2024/1728, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama