KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/494 E., 2022/412 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/494
- Karar No
- 2022/412
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- .. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Rafinerici lisansı sahibi olan davacı şirkete ait tesiste bulunan … numaralı motorin tankında yer alan 8.070,977 m³ ürüne, 09/11/2012 tarihinde 64,568 litre ulusal marker yerine 59,071 litre ulusal marker eklenmesi suretiyle 8 ppm yerine 7,3 ppm oranında eksik markerlama yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarenin, hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle yerine getirebilmesi için, para cezası, faaliyete son verme gibi yaptırımları uygulama yetkilerine gereksinimi olmakla beraber, kamu yararını gerekçe göstererek sınırsız bir şekilde yaptırım uygulayamayacağının açık olduğu, "Cezalandırma amacı ağırlıklı olan idarî yaptırımlarda, 'çekirdek' denebilecek en temel ceza hukuku ilke ve kurallarının uygulanmasının evrensel bir genel hukuk ilkesi olarak kabul edildiği (Ali D.
Ulusoy, 2013, İdari Yaptırımlar, 1. Bası, s.48)"; bu itibarla, idarî yaptırımlara, cezalandırma amaçlarının da bulunması nedeniyle temel ceza hukuku ilkelerinden; savunma hakkı, kanunilik, lehe kanunun geçmişe yürümesi, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır kuralı gibi ilkelerin de uygun olduğu ölçüde tatbik edilmesi gerektiği, olayda, TÜBİTAK UME tarafından davalı idareye hitaben yazılan … tarih ve … sayılı yazıda, TK-3092 tankında sahada ölçülen numunelerin ulusal marker sonuçları ile laboratuvara analiz için gönderilen numunelerin sonuçları arasında farklılık olduğu,
bu farklılığın eksik ulusal marker kullanımından kaynaklandığı, ancak bu farklılığın TK-2485 ve T-09 tanklarında görülmediği, TK-3092 ve TK-2485 tank numunelerini sahada ölçen cihazın MRK-15 olduğu, TK-2485 tankı için MRK-15'in verdiği saha ölçüm değeri ile laboratuvarda elde edilen sonuçlar aynı olmakla beraber TK-3092 tankı için farklılık gösterdiği,
TK-2485 tankına ait numunelerin ölçümleri ve hesaplanan değerleri dikkate alındığında, MRK-15, MRX-170 ve Ulusal Marker Referans Cihazı sonuçlarının birbiri ile uyumlu olduğu görüldüğünden, (TK-2485 tankı için ölçüm sonuçları MRK-15 %99, Referans Ölçüm %98 ve MRX-170 %99), MRK-15 cihazında teknik bir sorun olmadığının düşünüldüğü, ancak TK-3092 tankı için MRK-15, MRX-170 ve Ulusal Marker Referans Cihazı sonuçlarının teknik şartnamede belirtilen belirsizlik oranlarından fazla olduğunun tespit edildiği,
(TK-3092 tankı için ölçüm sonuçları MRK-15 %99, Referans Ölçüm %92 ve MRX-170 %95), bu durumun MRK-15 cihazının performansı ile ilgili olmayıp ölçüm prosedürlerindeki hatalar sonucu meydana gelmiş olabileceği hususları belirtildiğinden, ölçüm sonuçları arasında ortada bir şüphe oluştuğu, bu şüphenin giderilmesine yönelik olarak davalı idarece TK-3092 tankı için ölçüm prosedürlerine uygun şekilde yeniden bir ölçüm yaptırılmadığı da dikkate alındığında, temel ceza hukuku ilkelerinden olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gözardı edilerek eksik inceleme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, iptal kararının kanuna aykırı olduğu, davacı tarafından Kurumca belirlenen ölçüde ulusal marker eklemesi yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/494, K. 2022/412, 15 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama