KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/501 E., 2022/816 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2022
- Esas No
- 2019/501
- Karar No
- 2022/816
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. … -Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Grup Alüminyum Pvc İnşaat Cam Yapı Malzemeleri ve Aksesuarları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizi ile 2010 yılının Ocak dönemi özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki tebligatla ilgili düzenlemelere uyulmaksızın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına imzalatılmak ve haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği dikkate alındığında, ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla borcun ait olduğu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Ödeme emri içeriği borçların, asıl borçlu şirketin kanuni temsilciliğinden ayrıldığı tarihten sonraki dönemlere ait olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/501, K. 2022/816, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama