İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2019/656 K.2024/4318

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren Ömer Işıklı'ya ait akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetimde davacının bayisinin dağıtıcı dışı ikmaline ilişkin Kuruma mutabakatsızlık…

Esas2019/656Karar2024/4318Tarih31 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/656 E., 2024/4318 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
31 Ekim 2024
Esas No
2019/656
Karar No
2024/4318
Temyiz eden (davalı)
...Kurumu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren Ömer Işıklı'ya ait akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetimde davacının bayisinin dağıtıcı dışı ikmaline ilişkin Kuruma mutabakatsızlık veya aykırılık bildiriminde bulunulmadığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, Kurumun mevzuatla kendisine verilen takdir yetkisi kapsamında dava konusu işlemin üst sınırdan tesis edildiği, sabit olan fiil neticesinde uygulanan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...'ya ait ''Ankara-Kayseri Asfaltı 17. Km ... Mevkii Mucur/KIRŞEHİR'' adresinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde yapılan denetimde davacı dağıtıcı lisans sahibi şirketin, bayisinin dağıtıcı dışı ikmaline ilişkin Kuruma mutabakatsızlık veya aykırılık bildiriminde bulunulmadığı tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararı tesis edilmiş, anılan kararın iptali üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4.maddesinin birinci fıkrasında; "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir." hükmüne, ikinci fıkrasında; "Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." hükmüne, 7. maddesinin altıncı fıkrasında; ''Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür.'' hükmüne yer verilmiştir.

1240 sayılı Kurul Kararının 4. maddesinin birinci fıkrasında ''Dağıtıcı lisans sahipleri, tescilli markası altında bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir bayi denetim sistemi kurar ve uygular hükmü, aynı fıkranın (d) bendinde ''bayi denetim sistemine, istasyon otomasyon sistemindeki aykırılıkları tespit etmeye yönelik veriler arası karşılaştırmaları da içeren otomatik uyarı sistemi kurar ve uygular.'' kuralı yer almıştır.

5015 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan "İdari para cezaları" başlıklı 19.maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde; "Aşağıdaki hallerde, sorumlulara üç yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir: 1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması. 2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi. 3) 4. maddenin dördüncü fıkrasının (f) bendinin bir takvim yılı içinde Kurumca yapılan uyarıya rağmen ihlali, aynı fıkranın (l) bendi haricindeki bentlerin ihlali.'' kurallarına yer verilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin. Kanun'un, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş. 3. maddesinde, bu Kanun'un; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş;

anılan Kanun'un genel hükümleri arasında yer alan "İdari Para Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında, idari para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Aktarılan mevzuat hükümlerinden, idari para cezalarının Kanunda alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idari para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen idari para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisini kullanırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi nedenle idari para cezasını üst sınırdan verdiğinin yargısal denetime imkan verecek şekilde somut olarak ortaya koyması gerekmektedir. Ancak bu durumda idari para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılması mümkün olacaktır.

Dağıtıcı lisansı sahibi davacının bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda, 19/04/2016 tarihinde yapılan denetimde bayinin dağıtıcı dışı akaryakıt ikmalinde bulunduğu ve dağıtıcısı olan davacı şirket tarafından Kuruma aykırılık bildiriminde bulunulmadığının tespit edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İdare Mahkemesince; idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önününde bulundurulduğunda, idari para cezası tayininde herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Dava konusu işleme ilişkin hukuki denetimin öncelikle maddi vakıalar değerlendirilerek,

davacının bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda dağıtıcı dışı akaryakıt ikmalinde bulunma fiilinin sübut bulup bulmadığı, bir başka ifadeyle suçun tipiklik unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi sonrasında, yaptırımın miktarına yönelik değerlendirmede bulunulması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, maddi vakıa değerlendirilerek idari para cezasına konu fiilin sübut bulup bulmadığı hususu ortaya konulmaksızın, doğrudan cezaya ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurulun görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir. Bayilik lisansı sahibi davacının, sektörde faaliyet gösteren tüm bayilik lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermesi gerektiği kuşkusuzdur.

Cezanın üst sınırdan verilmesine ilişkin açıklama getirilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alınarak kanunda öngörülen üst sınırdan idari para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında ölçülülük ilkesine aykırılık bulunmadığı da açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "İlanen Tebligat" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara ilanen tebligat yapılacağı; üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması halinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmî veya hususî müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceği kurala bağlanmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...'ya ait akaryakıt istasyonunda 19/04/2016 tarihinde yapılan denetimde denetim sonucunda bayinin dağıtıcı dışı ikmaline ilişkin olarak Kuruma mutabakatsızlık veya aykırılık bildiriminde bulunulmadığından bahisle ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacının yazılı savunmasının istenildiği, anılan yazının davacının "... Mah., ... Bulvarı, ... Yan Yol ...No:... Kat:... D:...

Ümraniye/İSTANBUL" adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, Ticaret Sicil Gazetesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yapılan adres araştırması sonucunda yeni adres bulunamadığından bahisle, savunma isteme yazısının 23/10/2016 tarih ve 29866 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği ve 19/04/2016 tarihli tespit esas alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği,

Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde 04/11/2015 tarih ve 8939 sayılı ilan ile ... sicil numaralı davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden kaydının silinerek 29/09/2015 tarihinde ... sicil numarası ile Körfez Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kaydının yapıldığı, yeni adresinin ise ... Mah., ... Sok., No:... Körfez/KOCAELİ olarak tescil edildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerekirken, davalı idarece tebligatın yapılamadığından bahisle yukarıda belirtildiği şekilde adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/656, K. 2024/4318, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/656
Karar No
2024/4318
Tarih
31 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/829 K.2024/4316
  • Danıştay 6. Daire E.2019/901 K.2024/6676
  • Danıştay 6. Daire E.2019/969 K.2024/6674
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1164 K.2024/4393
  • Danıştay 8. Daire E.2019/1503 K.2024/5642
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1573 K.2024/4659

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.