KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/699 E., 2024/719 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/699
- Karar No
- 2024/719
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Fonu (Fon
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Yatırım Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacı adına Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı, 9.914.318,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin davacının mernis adresinde bulunan daimi işçisine 09/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 6183 sayılı Kanun'un ödeme emrinin tanzim edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle 58. maddesi uyarınca 7 gün içinde dava açılması gerekirken bakılan davanın 29/11/2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle davanın esasısının incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, eşitlik ilkesi kapsamında ileri sürülen hususların dikkate alınmadığı, borcun zamanaşımına uğradığı, bugüne kadar devlet kuruluşlarıyla veya bankasıyla ticari anlamda herhangi bir iş gerçekleştirilmediği, bahse konu borçlar ile ilgili herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, anılan alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takibinin mümkün olmadığı, yaklaşık 14 yıl sonra şahsi sorumluluğuna başvurulmasının iyi niyetli olmadığı, tasfiye sırasında mal varlığı bulunan şirketten tahsil imkânı varken borcun tahsil edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/699, K. 2024/719, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama