İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2019/806 K.2020/253

Dava konusu istem : Ticaret Bakanlığı ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce 04/09/2018 tarihinde gerçekleştirilen ... sıra nolu 2004 model ... marka ... aracın satışına ilişkin e-ihalenin iptali ve 2.700,00-TL teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun…

Esas2019/806Karar2020/253Tarih29 Ocak 2020Okuma7 dk · 1.491 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/806 E., 2020/253 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
29 Ocak 2020
Esas No
2019/806
Karar No
2020/253
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
Ticaret Bakanlığı ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.491 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem : Ticaret Bakanlığı ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce 04/09/2018 tarihinde gerçekleştirilen ... sıra nolu 2004 model ... marka ... aracın satışına ilişkin e-ihalenin iptali ve 2.700,00-TL teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali ile teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ... sıra nolu 2004 model ... marka ... aracın satışına ilişkin e-ihale üzerinde kalan davacı tarafından 10/09/2018 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurulduğu, başvuruda aracın e-ihale sitesinde konulan fotoğraflardan ve ekspertiz raporunda belirtilenden daha kötü durumda olduğundan dolayı ihalenin iptali ile yatırılan teminatın iadesinin talep edildiği, söz konusu başvurunun davalı idarenin 11/09/2018 tarih ve E... sayılı işlemi ile reddi üzerine, davacı tarafından 11/09/2018 tarihli dilekçeyle yeniden ihalenin iptali ile yatırılan teminatın iadesinin talep edildiği,

davalı idarenin 13/09/2018 tarih ve E.... sayılı işlemi ile davacının başvurusunun tekrar reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; davacının 10/09/2018 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin 13/09/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ivedi yargılama kapsamında olan ihale işlemine ilişkin olarak ihale tarihinden itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 08/11/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, davanın davalı idarenin 11/09/2018 tarihli ret cevabının iptali istemiyle açıldığı, dava konusunun teminatın iadesine ilişkin olduğu, işlemde başvuru yolları ve mercinin belirtilmediği, bu unsurları barındırmayan işlemlerin dava açma süresini başlatmayacağı, aracın e-ihale sisteminde belirtilenden farklı olduğundan ihalenin iptali ile teminat bedelinin iadesinin istenildiği, esasa yönelik inceleme yapılmaksızın davanın reddedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Tasfiye Genel Tebliği'nin 11. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, ihalenin tamamlanmasını izleyen yedi gün içinde ihale bedeli, damga vergisi ve benzeri tutarların ödenmesinin zorunlu olduğu, ödenmemesi durumunda satışın iptal edilerek teminatın döner sermayeye gelir kaydedileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kısmen reddi ile, dava konusu işlemin ihalenin iptali talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden temyize konu Mahkeme kararının onanması; temyiz isteminin kısmen kabulü ile, dava konusu işlemin 2.700,00-TL teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin kısmı ile bu teminatın yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

... Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce 04/09/2018 tarihinde gerçekleştirilen ... sıra nolu 2004 model ... marka ... aracın satışına ilişkin e-ihale davacı üzerinde kalmıştır.

Anılan ihale üzerinde kalan davacı tarafından 10/09/2018 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurularak, aracın bir kısım koltuklarının olmadığı, motor bağlantılarının kopuk olduğu, ihaleye teklif verirken bu hususların bilinmediği, iradesinin sakatlandığı belirtilerek ihalenin iptali ile 2.700,00-TL teminatın iadesi istenilmiş; davalı idarenin 11/09/2018 tarih ve E.... sayılı cevabi yazısında, Tasfiye Genel Tebliği'nin 11. maddesinin 8. fıkrası uyarınca ihalenin tamamlanmasını izleyen yedi gün içinde ihale bedeli, damga vergisi ve diğer mali yüklerin ödenmesinin zorunlu olduğu, bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde satışın iptal edilerek teminatın döner sermayeye gelir kaydedileceği bildirilmiştir.

Bunun üzerine davacı tarafından 11/09/2018 tarihli ikinci başvuruda, Gümrük Mevzuatına Göre Tasfiyesi Öngörülen Eşyanın Elektronik İhale Yoluyla Satışına Esas Şartname/Sözleşme uyarınca taleplerinin yeniden değerlendirilerek ihalenin iptali ile teminatın iadesi istenilmiş; davalı idarenin 13/09/2018 tarih ve E.... sayılı cevabi yazısında, Tasfiye Genel Tebliği'nin 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, ihalenin iptali talebinin belirlenen süreler içinde belirtilen tutarlar yatırılmadığı için uygun görülmediğinin, teminat bedelinin döner sermayeye gelir kaydedileceğinin bildirilmesi üzerine bu işlemin iptali ile teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu. "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu.

"Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu. 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1. Temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin, ihalenin iptali talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin, 2.700,00-TL teminatın iadesi talebinin reddine ilişkin kısmı ile bu teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden incelendiğinde;

Anayasa'nın 40. maddesine eklenen 2. fıkranın gerekçesinde, bu değişikliğin, bireylerin yargı ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.

Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden; Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idarî makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.

Anayasal düzenlemeler, kural olarak doğrudan uygulanacak hükümlerden olmayıp, kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılarak yaşama geçirilirler. Ancak, öğretide ve Anayasa Mahkemesi'nin kimi kararlarında, yürürlüğe konulması gereken yasal düzenlemede yer verilmesi gereken konuların Anayasa metninde açıkça kurala bağlandığı durumlarda, bir özel kanun ya da yürürlükteki kanunlarda uygun değişiklik yapılması gerekmeksizin Anayasa hükümlerinin doğrudan uygulanacağı kabul edilmektedir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasının doğrudan uygulanması gerektiğini, 08/12/2004 tarih ve E:2004/84, K:2004/124 sayılı kararında.

5225 sayılı Kanun'da, başvurulacak kanun yolu ve süresinin özel olarak düzenlenmemiş olmasının, Anayasa'nın 40. maddesine aykırılık oluşturmadığını belirterek benimsemiş ve kararında; bireyler hakkında kurulan işlemlere karşı kanun yolları, başvurulacak merciler ile sürelerin belirtilmesi yönünden Devlete verilen görevin bir zorunluluk içerdiğine, bu zorunluluk nedeniyle her kanunda özel bir düzenleme yapılması gerekmediğine değinerek, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasının doğrudan uygulanır nitelik taşıdığını kabul etmiştir.

Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu düzenleyen Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idarî mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmeleri zorunludur. Bu kapsamda, Anayasa'nın 125. maddesinin 3. fıkrası ile 40. maddesinin 2. fıkrasının birbirleriyle olan ilişkisine de değinmek gerekmektedir.

Anayasa'da yer alan düzenlemeler, normlar hiyerarşisinde aynı düzeyde yer aldığından bu kuralların birbirine üstünlüklerinden söz etmek mümkün olmamakla birlikte, Anayasal normlar değerlendirilirken normun kabul edildiği tarihe bakılarak yorum yapılabilmesi mümkündür. Bu kapsamda, her ne kadar Anayasa'nın 125. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilmiş ise de.

40. maddeye eklenen fıkrayla, idarî işlemlerde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtilmesi zorunluluğu getirildiğinden, kişilere bildirilen idarî işlemlerde başvuru süresi ve başvuru yerinin de gösterilmesi gerekmektedir. Dava açma süresini başlatacak olan yazılı bildirim, Anayasa'nın amir hükmü gereğince başvuru merci ve süresini de gösteren yazılı bildirimdir.

Bunun dışındaki yazılı bildirimler, Anayasa'nın 40. maddesinin amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresini başlatmayacaktır.

Bu itibarla, davacı tarafından yatırılan teminatın irat kaydedileceğine ilişkin olarak davalı idarenin 11/09/2018 tarih ve E... sayılı ile 13/09/2018 tarih ve E.... sayılı işlemlerinde, davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve dava açma süresi belirtilmediğinden, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlâl edilmiş olması karşısında, söz konusu işlemlerin tebliğ edildiği tarihte teminatın irat kaydedilmesine karşı dava açma süresinin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından,

dava konusu işlemin, 2.700,00-TL teminatın iadesi talebinin reddine ilişkin kısmı ile bu teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,

2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin, ihalenin iptali talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının bu kısmı ile davalı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,

4. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin,...-TL teminatın iadesi talebinin reddine ilişkin kısmı ile bu teminatın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı ile yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

5. Ayrıntısı aşağıda gösterilen, davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan kısmı yönünden bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığına,

6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/806, K. 2020/253, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Esas Yönünden
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/806
Karar No
2020/253
Tarih
29 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/873 K.2020/41
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/899 K.2020/5
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1338 K.2020/6
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1433 K.2020/11
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1521 K.2020/22
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1560 K.2020/11

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.