KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1273 E., 2023/3809 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/1273
- Karar No
- 2023/3809
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- .. Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Tekstil Turizm Uluslararası Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nden tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... Tekstil Turizm Uluslararası Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. firmasına dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 120.000,00-TL idarî para cezası verildiği, davacının anılan şirkette genel müdür/kanunî temsilci olarak görev yaptığı, davalı idare tarafından anılan borcun şirketten tahsil edilememesi üzerine kanunî temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından da bu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, şirkete 120.000,00-TL tutarında düzenlenen ödeme emrinin 17/01/2012 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı herhangi bir dava açılmadığı,
sonrasında yapılan malvarlığı araştırmasında şirketin borcu karşılayacak malvarlığı bulunmadığının tespit edilmesi üzerine … sayılı haciz varakasının düzenlendiği, dava konusu kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, şirketin kanunî temsilcisi olan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ….
İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2019/249, K:2019/696 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının 20/12/1996 tarihinden bu yana %90 pay sahibi ve şirket müdürü olarak kanuni temsilcisi olduğu ve bayilik lisansıyla faaliyet gösteren asıl borçlu şirkete Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla idari para cezası verildiği, idari yaptırımı gerektiren eylemin, 08/08/2006 tarihinde Antalya ilinde yapılan denetimde tespit edildiği,
davacının borçları nedeniyle dağıtıcıdan akaryakıt alamadığının, dağıtıcı dışından akaryakıtı temin edip bunu yeniden satışa sunduğunun yerinde tespit ve faturaların yanı sıra şirket yetkilisinin beyanıyla açıkça ortaya konulduğu, idari yaptırım kararının şirket adresinde tebliğ olunamaması ve tebliğe uygun adresinin belirlenememesi nedeniyle 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de ilânen tebliğ edildiği, idari yaptırım kararının dava konusu edilmediği, idari para cezasının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilci davacının yerleşim yeri adresinde 17/01/2012 tarihinde şirkete tebliğ edildiği,
bu ödeme emrine karşı dava açılmadığı, 22/02/2012 tarihli haciz varakası düzenlenerek şirketin mal varlığından kamu alacağının tahsiline girişildiği, şirket adına kayıtlı ancak öncesinde haciz uygulanan motorlu taşıtların ise borçları karşılamadığı gibi başkaca hak ve mal varlığının da bulunmadığı,
Bu durumda, davacı şirkete idari yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, idari yaptırımın dava açılmadan kesinleştiği, borcun, borçlu şirket tüzel kişiliğin mal varlığından takip edildiği ancak tahsil edilemediği, tüm bu hususlarda taraflar arasında çekişmenin de bulunmadığı, davacının da bunun aksini ileri sürmediği, öte yandan, davacının, gerek idari yaptırıma konu eylemin gerçekleştiği gerek idari yaptırım kararının uygulandığı gerekse bunun takip ve tahsil işlemlerinin tesis edildiği tarihlerde borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu anlaşıldığından, davacının "böyle bir borcu olmadığı" yolundaki itirazları yerinde görülmediği, bu itibarla, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada ... Vergi Mahkemesi'nin E:…, K:.. sayılı kararı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, Mahkeme kararında da izah edildiği üzere, vergi borçlarının tahsili için öncelikle şirketten tahsili yoluna başvurulması gerekirken doğrudan kendisinden tahsili yoluna başvurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1273, K. 2023/3809, 2 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama